İZMİR ALİAĞA ŞEHİT KEMAL MAHALLESİ’NDE ÇEVREYİ KİRLETEN TESİSİ İKİ BAKANLIĞA SORDUK

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Şehit Kemal Mahallesi’nde, zeytinliklerin ve Arap Deresi’nin bulunduğu alanda faaliyet gösteren çamur nakliyesi ve bertaraf tesisi, yalnızca çevresel etkileriyle değil; yetki, sorumluluk ve denetim mekanizmalarının fiilen işlemez hâle gelmesiyle de ciddi bir kamu sorunu hâline gelmiştir. Mahalle muhtarı Ayşe Algül ve bölge halkı, tesisin yarattığı koku, çevre kirliliği ve yaşam alanlarına verdiği zararın uzun süredir devam ettiğini; buna karşın hiçbir kurumun sorumluluk üstlenmediğini ifade etmektedir.

Konu, gazeteci Ramis Sağlam’ın Evrensel Gazetesi’nde yayımlanan haberine göre göre, İZSU tarafından 2024 yılında “arıtma tesislerinden çıkan çamurun nakliyesi ve bertarafı” ihalesi açılmış, bu ihaleyi Heltaş Nakliyat Şirketi kazanmış, Geçici Faaliyet Belgesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilmiş, ruhsat ise Ekoland adlı firma tarafından alınmıştır. Ancak sahada yaşanan çevre kirliliği karşısında bu kurumların her birinin sorumluluğu birbirine devrettiği, fiilen ise hiçbir denetim mekanizmasının etkili biçimde işletilmediği anlaşılmaktadır.

Bu tablo, çevre yönetiminde çok başlılık değil, doğrudan bir sorumluluktan kaçış pratiği yaratmaktadır. Tesisin zeytinlik alanlara ve Arap Deresi’ne yakınlığı dikkate alındığında, söz konusu faaliyetin yalnızca yerel bir çevre sorunu olmadığı; dere yoluyla İzmir Körfezi’ni kirletme riski taşıyan, dolayısıyla kentin tamamını ilgilendiren ekolojik bir tehdit oluşturduğu açıktır. İzmir Körfezi’nde yıllardır yaşanan kirlilik sorunu göz önüne alındığında, bu tür tesislerin denetimsiz biçimde çalışması kamu yararıyla açıkça çelişmektedir.

Geçici Faaliyet Belgesi gibi istisnai bir idari aracın, çevreye etkisi açık olan ve kalıcı sonuçlar doğuran faaliyetler için fiilen kalıcı bir ruhsat işlevi görmesi, çevre hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Halkın defalarca karşı çıkmasına rağmen tesisin farklı adlar ve farklı şirketler üzerinden yeniden faaliyete geçmesi, çevreye zarar veren uygulamaların idari boşluklardan yararlanarak süreklilik kazandığını göstermektedir.

Bu bağlamda;

  1. Şehit Kemal Mahallesi’nde faaliyet gösteren endüstriyel atık ve arıtma çamuru tesisinin halen Geçici Faaliyet Belgesi ile çalıştığı doğru mudur?
  2. Söz konusu tesis için Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci başlatılmış mıdır, başlatılmış ise bu süreç hangi aşamadadır?
  3. ÇED süreci başlatıldıysa, Halkın Katılım Toplantıları neden gerçekleştirilmemiştir; gerçekleştirilmediyse bunun hukuki gerekçesi nedir?
  4. ÇED süreci tamamlanmadan çevreye ve yaşam alanlarına etkisi bulunan bir tesisin Geçici Faaliyet Belgesi ile çalışmasına izin verilmesi bakanlığınızın çevreyi koruma hedefine uygun mudur?
  5. Söz konusu tesiste yalnızca “arıtma tesislerinden çıkan çamur”un mu depolandığı ve bertaraf edildiği denetlenmekte midir?
  6. Tesiste arıtma çamuru dışında herhangi bir atık türünün depolanıp depolanmadığına ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış denetimler bulunmakta mıdır?
  7. Geçici Faaliyet Belgesi verilen bu tesis için bugüne kadar Bakanlığınız tarafından yapılan denetimlerin sayısı kaçtır ve bu denetimlerde herhangi bir ihlal tespit edilmiş midir?
  8. İZSU tarafından açılan “arıtma tesislerinden çıkan çamurun nakliyesi ve bertarafı” ihalesi kapsamında faaliyet yürüten Heltaş Nakliyat ve ruhsat sahibi Ekoland firmasının sahadaki uygulamaları Bakanlığınız tarafından hangi sıklıkta ve hangi kapsamda denetlenmektedir?
  9. İhaleyi açan İZSU, ihaleyi kazanan firma, geçici faaliyet belgesi veren Bakanlığınız ve ruhsat sahibi şirket arasında ortaya çıkan bu yetki ve sorumluluk karmaşasında, çevre kirliliğinden nihai olarak hangi kurum sorumludur?
  10. Tesisin Arap Deresi’ne ve zeytinlik alanlara yakınlığı dikkate alındığında, bu faaliyetin dere yoluyla İzmir Körfezi’ne taşınabilecek bir kirlilik riski oluşturup oluşturmadığına ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir değerlendirme bulunmakta mıdır?
  11. İzmir Körfezi’ni etkileyebilecek nitelikte çevresel risk taşıyan bu tesis için, Geçici Faaliyet Belgesi verilmeden önce veya sonra Körfez ölçeğinde herhangi bir önleyici veya izleyici çevresel tedbir alınmış mıdır?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

İzmir’in Aliağa İlçesindeki Şehit Kemal Mahallesi ve çevresi, tarımsal üretimin de yapıldığı bir bölgedir. Geçici Faaliyet Belgesi ile çalışan endüstriyel atık tesisinin tarım alanlarına, zeytinliklere ve hayvancılık faaliyetlerine yakınlığı, üreticiler açısından ciddi bir güvensizlik yaratmaktadır. Bölge halkı, toprak ve su kirliliği riskine karşı herhangi bir koruyucu mekanizmanın işletilmediğini ifade etmektedir.

Ramis Sağlam’ın Evrensel Gazetesi’nde yayımlanan haberiyle kamuoyuna yansıyan bu durum, tarım arazilerinin korunması konusunda Bakanlığın yeterli bir değerlendirme yapıp yapmadığı sorusunu gündeme getirmiştir. ÇED süreci tamamlanmadan yürütülen faaliyetlerin tarımsal üretime verebileceği zararların önceden tespit edilmemesi, geri dönülmez sonuçlara yol açabilecek niteliktedir.

Bu bağlamda;

  1. Geçici Faaliyet Belgesi ile çalışan söz konusu tesisin tarım arazileri ve zeytinlikler üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir değerlendirme bulunmakta mıdır?
  2. Tesisin faaliyetleri nedeniyle toprak ve su kirliliği riski oluşup oluşmadığı Bakanlığınızca düzenli olarak denetlenmekte midir?
  3. Tarımsal üretimin zarar görmesi hâlinde üreticilerin uğrayacağı kayıplara karşı Bakanlığınızın bir telafi veya koruma mekanizması var mıdır?
  4. Şehit Kemal Mahallesi’nde faaliyet gösteren tesiste depolanan ve bertaraf edilen çamurun içeriğine ilişkin Bakanlığınızın elinde analiz ve raporlar bulunmakta mıdır?
  5. Bu çamurun tarım toprakları, zeytinlikler ve mera alanları üzerindeki etkilerine dair Bakanlığınız tarafından yapılmış bilimsel bir değerlendirme var mıdır?
  6. Tesiste yalnızca arıtma tesislerinden çıkan çamurun işlendiğine dair Bakanlığınıza iletilmiş resmi bir beyan bulunmakta mıdır?
  7. Tarım alanlarına yakın konumda bulunan bu tesis için Bakanlığınızın herhangi bir olumsuz görüşü ya da uyarısı olmuş mudur?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*