TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ankara Sincan OSB’de faaliyet gösteren fabrikalardan, döküm işleme üretiminden çıkan atıklar hiçbir koruyucu önlem alınmadan açık alana dökülmektedir. Yapılan analizler bu atıkların içerisinde arsenik, antimon, kadmiyum, cıva ve kurşun gibi ağır metaller bulunduğunu ve “temiz toprak” sınırlarının katbekat üzerinde bir kirlilik yarattığını ortaya koymaktadır.
Söz konusu atık sahasının yerleşim yerlerine ve su varlıklarına yakınlığı, orada çalışan işçilerin ve bölge halkının sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Ağır metaller ve kimyasal bileşenler içeren bu atıkların, rüzgar ve yağış yoluyla toprağa, yeraltı sularına ve havaya karıştığı; bu durumun solunum yolu hastalıkları, kanser vakaları ve kalıcı çevre tahribatına yol açma riski taşıdığı bir gerçektir. Bu atıklar, herhangi bir izolasyon önlemi alınmadan, geçirimsiz zemin oluşturulmadan doğrudan toprağa bırakılmıştır. Yağmur ve kar sularıyla reaksiyona giren bu zehirli kimyasallar, “sızıntı suyu” yoluyla toprağın derinliklerine işlemekte ve Ankara’nın yeraltı su akiferlerini zehirlemektedir.
Başkentin göbeğinde, denetimden uzak bir şekilde büyüyen bu çevre felaketi, atık yönetimi ve denetimi konusundaki zaafiyeti gözler önüne sermektedir. Şehrin merkezine bu kadar yakın bir noktada, yıllarca süren bir birikime göz yumulması, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan bir yönetim anlayışının tezahürüdür. Atık bertaraf maliyetinden kaçınan sanayi işletmelerine yönelik caydırıcı cezaların uygulanmaması bu çevre katliamını teşvik etmektedir.
Bu bağlamda;
- Ankara’daki söz konusu tehlikeli atık sahası Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Eğer dahilinde ise bugüne kadar bu alana yönelik neden bir rehabilitasyon çalışması yapılmamıştır?
- Bahsi geçen bölgede biriken atıkların kimyasal içeriği nedir? Bu atıkların toprak, su ve hava kalitesine etkilerine dair Bakanlığınızca yapılmış güncel bir ölçüm veya analiz raporu bulunmakta mıdır?
- Bu atıkların oluşmasına neden olan sanayi tesisleri hangileridir? Çevreyi kasten kirleten bu işletmelere yönelik bugüne kadar hangi idari ve cezai yaptırımlar uygulanmıştır?
- Bu zehirli atık yığınının tasfiyesi ve bölgenin ekolojik rehabilitasyonu için hazırlanmış bir eylem planınız ve takviminiz mevcut mudur?
- Ankara genelinde benzer şekilde denetimsiz bırakılmış, vahşi depolama yapılan başka kaç adet sanayi atık sahası bulunmaktadır?
- Yıllardır süregelen bu kirliliğe göz yuman, denetim görevini yerine getirmeyerek çevre suçunun işlenmesine zemin hazırlayan Bakanlığınız bünyesindeki İl Müdürlüğü yetkilileri hakkında “görevi ihmal” gerekçesiyle herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ankara Sincan OSB’de faaliyet gösteren fabrikalardan, döküm işleme üretiminden çıkan atıklar hiçbir koruyucu önlem alınmadan açık alana dökülmektedir. Yapılan analizler bu atıkların içerisinde arsenik, antimon, kadmiyum, cıva ve kurşun gibi ağır metaller bulunduğunu ve “temiz toprak” sınırlarının katbekat üzerinde bir kirlilik yarattığını ortaya koymaktadır.
Söz konusu atık sahasının yerleşim yerlerine ve su varlıklarına yakınlığı, orada çalışan işçilerin ve bölge halkının sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Ağır metaller ve kimyasal bileşenler içeren bu atıkların, rüzgar ve yağış yoluyla toprağa, yeraltı sularına ve havaya karıştığı; bu durumun solunum yolu hastalıkları, kanser vakaları ve kalıcı çevre tahribatına yol açma riski taşıdığı bir gerçektir.
Ankara’nın ortasındaki bu kimyasal risk alanında çalışan işçiler, yakınında yurttaşlar, koruyucu sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılmakta ve göz göre göre hastalığa itilmektedir. Bakanlığınızın temel görevi sadece hastalıkları tedavi etmek değil, hastalıkların çevresel nedenlerini ortadan kaldırmak için ilgili kurumları harekete geçirmek ve risk altındaki nüfusu korumaktır.
Bu bağlamda;
- Bakanlığınız bölgedeki ağır metal kirliliğinin halk sağlığına etkilerini tespit etmek amacıyla, risk altındaki gruplara yönelik herhangi bir sağlık taraması (kan ve idrarda ağır metal analizi vb.) veya vaka analizi yapılmış mıdır? Yapılmadıysa, acilen bir tarama programı başlatmayı düşünüyor musunuz?
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile bu atık sahasının oluşturduğu sağlık riskleri konusunda herhangi bir koordinasyon sağlanmış mıdır? İlgili Bakanlık tarafından tarafınıza “halk sağlığı riski” uyarısı yapılmış mıdır?
- Bölgedeki su kaynaklarının kimyasal kirlilik nedeniyle kullanılamaz hale geldiği iddialarına ilişkin, Bakanlığınıza bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ekiplerince su analizleri yapılmış mıdır? Sonuçlar halk sağlığı açısından ne durumdadır?
- Sanayi atıklarının yoğun olduğu bu tür bölgelerde yaşayan vatandaşların maruz kaldığı “çevresel hastalık yükü”nü azaltmak adına Bakanlığınızın yürüttüğü özel bir eylem planı var mıdır?
- Ankara’da benzer şekilde halk sağlığını doğrudan tehdit eden başka sanayi kirliliği noktaları tespit edilmiş midir? Bu bölgeler “Riskli Sağlık Alanı” olarak tanımlanıp özel takibe alınmakta mıdır?
Bir yanıt bırakın