TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda “Gökbey” isimli gemi karaya oturmuş vaziyette bekletilmektedir. Liman birinci derece arkeolojik SİT alanıdır ve İon Antik Kenti’nin antik limanı niteliği taşıdığı bilinmektedir. Tersane bölgesi olmayan koyda gemi kaçak bir şekilde sökülmeye çalışılmış, durumu fark eden yurttaşların şikayetiyle söküm durdurulmuştu.
Gemi sökümü yapan firmaya ceza kesildiği, sökümün durdurularak geminin Aliağa’daki gemi söküm alanına götürüleceği ve sorumlular hakkında soruşturma başlatıldığı duyurulmasına rağmen geminin bölgeden çıkarılmadığı haberi gelmiştir.
Söz konusu geminin yüksek miktarda asbest ve akaryakıt/atık yağ barındırdığı, gövdesinin çürümeye yüz tuttuğu ve çevreye zehirli madde yayma riski taşıdığı ifade edilmektedir. Bölge halkı ve çevre örgütleri, nasıl geldiği belli olmayan geminin bulunduğu yerde yasa dışı yollarla sökülmeye çalışıldığını, denetimden uzak bu işlemlerin Urla’nın deniz ekosistemini ve halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini belirtmektedir.
Aliağa’da yaşanan gemi söküm tartışmaları hafızalarda tazeyken, turizm ve tarım cenneti Urla’nın ortasında, hiçbir güvenlik önlemi alınmadan bekletilen bu “yüzen atık”, açıkça bir çevre suçudur.
Bu bağlamda;
- Bakanlığınız, İzmir ili Urla ilçesi Demircili Koyu’nda karaya oturmuş/terk edilmiş vaziyette bulunan söz konusu gemiden haberdar mıdır?
- Bahsi geçen geminin bulunduğu bölgenin birinci derece SİT alanı olduğu bilinmektedir. Koruma altındaki bir bölgede bu geminin bunca zaman bekletilmesine neden ve nasıl izin verilmiştir?
- Söz konusu gemide ne kadar asbest, atık yağ ve tehlikeli kimyasal madde bulunduğuna dair Bakanlığınızca yapılmış resmi bir envanter veya risk analiz çalışması var mıdır?
- Geminin bulunduğu yerde kaçak olarak söküm işlemlerine tabi tutulduğuna dair iddialar Bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Bölgede herhangi bir denetim yapılmış mıdır?
- Geminin gövdesinden denize sızan kimyasalların tespiti için bölgeden su ve toprak numunesi alınmış mıdır? Urla kıyı şeridinde oluşan kirliliğin boyutları nedir?
- Çevre Kanunu ve ilgili mevzuatlar uyarınca, geminin sahipleri hakkında bugüne kadar uygulanan idari bir yaptırım veya verilen bir ceza bulunmakta mıdır?
- Halk sağlığını ve deniz ekosistemini tehdit eden bu geminin, bulunduğu yerden acilen kaldırılması için Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma veya belirlediği bir takvim var mıdır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir URALOĞLU tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda “Gökbey” isimli gemi karaya oturmuş vaziyette bekletilmektedir. Liman birinci derece arkeolojik SİT alanıdır ve İon Antik Kenti’nin antik limanı niteliği taşıdığı bilinmektedir. Tersane bölgesi olmayan koyda gemi kaçak bir şekilde sökülmeye çalışılmış, durumu fark eden yurttaşların şikayetiyle söküm durdurulmuştu.
Söz konusu geminin yüksek miktarda asbest ve akaryakıt/atık yağ barındırdığı, gövdesinin çürümeye yüz tuttuğu ve çevreye zehirli madde yayma riski taşıdığı ifade edilmektedir. Bölge halkı ve çevre örgütleri, nasıl geldiği belli olmayan geminin bulunduğu yerde yasa dışı yollarla sökülmeye çalışıldığını, denetimden uzak bu işlemlerin Urla’nın deniz ekosistemini ve halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini belirtmektedir.
Gerekli yasal prosedürler (Gemi Söküm Yönetmeliği vb.) işletilmeden ve yetkili tesis olan Aliağa Gemi Söküm Bölgesi’ne götürülmeden, geminin bulunduğu doğal sit alanında parçalanmaya/sökülmeye çalışıldığı iddia edilmektedir. 618 sayılı Limanlar Kanunu ve ilgili mevzuatlar gereği, seyir, can, mal ve çevre güvenliği açısından risk oluşturan bu tür “batık” veya “yarı batık” gemilerin, Liman Başkanlıkları yetkisinde ivedilikle bulundukları yerden kaldırılması gerekmektedir.
Urla gibi önemli bir turizm ve balıkçılık merkezinde, içerisinde asbest ve atık yağ barındırdığı belirtilen bir geminin denetimsizce “yerinde söküm” işlemine tabi tutulması veya çürümeye terk edilmesi ciddi ekolojik sorunlara yol açacaktır.
Bu bağlamda;
- İzmir ili Urla ilçesi Demircili Koyu’nda bulunan söz konusu geminin güncel yasal statüsü (bağlama, hacizli, terk edilmiş, batık vb.) nedir? Gemi, Bakanlığınız kayıtlarında faal olarak görünmekte midir?
- Söz konusu gemi tersanesi olmayan Demircili Koyu’na nasıl ve hangi gerekçe ile getirilmiştir?
- Türkiye’de gemi söküm işlemleri sadece lisanslı tesislerde (Aliağa) yapılabilirken, bu geminin “yerinde sökümüne” Bakanlığınızca verilmiş istisnai bir izin var mıdır?
- Söz konusu geminin bulunduğu yerde parçalanarak sökülmeye çalışıldığına dair Bakanlığınıza veya ilgili Liman Başkanlığına ulaşmış bir şikayet var mıdır? Gemi üzerinde izinsiz söküm işlemi yapan şahıs veya firmalar tespit edilmiş midir?
- Geminin seyir güvenliği, deniz kirliliği ve çevre güvenliği açısından oluşturduğu riskler nedeniyle, geminin kaldırılması için Liman Başkanlığı tarafından gemi donatanına/sahibine yapılmış resmi bir tebligat var mıdır?
- Geminin sahibinin/donatanının sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda, Bakanlığınız gemiyi resen kaldırmak veya sattırmak için bir girişimde bulunmuş mudur?
- Urla Liman Başkanlığı veya İzmir Liman Başkanlığı personeli tarafından gemide en son ne zaman denetim yapılmıştır? Bu denetim raporlarının sonuçları nelerdir?
- Bakanlığınızın yetki sahası içerisinde, İzmir körfezi ve kıyılarında benzer şekilde terk edilmiş, batık veya yarı batık durumda olan ve çevre tehdidi oluşturan toplam kaç gemi bulunmaktadır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda “Gökbey” isimli atıl durumdaki geminin, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadan, denetimsiz bir şekilde yerinde sökülmeye çalışıldığı kamuoyuna yansımıştır.
Söz konusu geminin yapımında yoğun miktarda asbest kullanıldığı bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “kesin kanserojen” olarak tanımlanan asbest, söküm işlemleri sırasında havaya karışarak mikroskobik lifler halinde solunum yoluyla vücuda girmekte; akciğer kanseri, mezotelyoma (akciğer zarı kanseri) ve asbestozis gibi ölümcül hastalıklara yol açmaktadır.
Urla gibi yerleşim yerlerine, tarım alanlarına ve turistik bölgelere çok yakın bir noktada, hiçbir karantina önlemi alınmadan yapılan bu söküm işlemi, sadece o alanda çalışanların değil, rüzgar yoluyla asbest liflerine maruz kalan tüm Urla halkının sağlığını doğrudan tehdit etmektedir.
Bu bağlamda;
- İzmir ili Urla ilçesinde, yerleşim yerlerine yakın bir noktada bulunan asbestli geminin yarattığı halk sağlığı riskleri konusunda Bakanlığınızın il müdürlüğü aracılığıyla yaptığı bir tespit veya inceleme var mıdır?
- Geminin bulunduğu bölgede ve rüzgar yönündeki yerleşim yerlerinde havada asbest lifi ölçümü yapılmış mıdır? Yapılmadıysa, halkın kanserojen madde soluyup solumadığını tespit etmek için acilen bir ölçüm yapılması planlanmakta mıdır?
- Asbest sökümü gibi yüksek güvenlikli prosedürler gerektiren bir işlemin, halka açık bir alanda kontrolsüzce yapılmasına karşı, İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tarafından alınmış bir tedbir veya yasaklama kararı bulunmakta mıdır?
- Söz konusu gemide kayıt dışı ve koruyucu ekipmansız (maske, özel kıyafet vb.) çalıştırıldığı iddia edilen işçilerin sağlık durumları Bakanlığınızca takip edilmekte midir? Bu kişilerin asbest maruziyetine bağlı sağlık taramaları yapılmış mıdır?
- Bölgedeki vatandaşların ve yerel yönetimlerin şikayetlerine rağmen devam eden bu sürecin durdurulması için, Bakanlığınız “halk sağlığını koruma” sorumluluğu gereği diğer ilgili bakanlıklarla (Çevre ve Ulaştırma) iletişime geçmiş midir?
- İzmir genelinde gemi söküm faaliyetlerinin yarattığı kümülatif kirliliğin, bölgedeki kanser vakalarındaki artışla ilişkisine dair Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma mevcut mudur?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda “Gökbey” isimli gemi karaya oturmuş vaziyette bekletilmektedir. Liman birinci derece arkeolojik SİT alanıdır ve İon Antik Kenti’nin antik limanı niteliği taşıdığı bilinmektedir. Tersane bölgesi olmayan koyda gemi kaçak bir şekilde sökülmeye çalışılmış, durumu fark eden yurttaşların şikayetiyle söküm durdurulmuştu.
Tonlarca ağırlıktaki, devasa bir deniz aracının, radarların, Sahil Güvenlik unsurlarının ve kıyı emniyetinden sorumlu Jandarma ekiplerinin gözetiminde olan bir bölgeye “görünmeden” girmesi ve karaya oturtulması gerçekçi değildir. Bu durum ya ciddi bir güvenlik zafiyetine ya da söz konusu hukuksuzluğa göz yumulduğuna işaret etmektedir.
Ayrıca, gemi üzerinde yürütülen kaçak söküm faaliyetleri sırasında, kimliği belirsiz kişilerin çalıştığı, tehlikeli atıkların taşındığı iddiaları mevcuttur. İzmir Valiliği ve Urla Kaymakamlığı, kendi sorumluluk sahalarında işlenen bu açık çevre suçuna karşı, kolluk kuvvetlerini zamanında harekete geçirmemesi kamuoyunda soru işaretleri yaratmaktadır.
Bu bağlamda;
- Bakanlığınıza bağlı Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları, söz konusu geminin Urla açıklarına gelişi ve karaya oturtulması sırasında herhangi bir tespit yapmış mıdır? Eğer yaptıysa, yasal olmayan bu faaliyete neden anında müdahale edilmemiştir?
- Bölgenin kıyı güvenliğinden sorumlu Jandarma ekipleri, geminin karaya oturtulması ve sonrasında başlayan söküm faaliyetleri sırasında devriye görevi yürütmekte miydi? Bu kadar büyük bir geminin karaya vurduğunu kolluk kuvvetleri fark etmemiş midir?
- İzmir Valiliği ve Urla Kaymakamlığı, söz konusu kaçak gemi faaliyeti hakkında ne zaman bilgilendirilmiştir? Bu hukuksuzluğu durdurmak için kolluk kuvvetlerine bir talimat verilmiş midir?
- Gemide kaçak söküm yapan şahısların kimlik tespiti yapılmış mıdır? Bölgede sigortasız ve güvenliksiz işçi çalıştırıldığına dair Jandarma tarafından tutulan bir tutanak var mıdır?
- Sit alanına izinsiz giren, çevreye zarar veren ve “gecekondu usulü” gemi sökümü yapan bu organize faaliyet hakkında, İzmir Valiliği tarafından başlatılan idari bir soruşturma mevcut mudur? Sorumlu kamu görevlileri hakkında işlem yapılacak mıdır?
- Bölgedeki vatandaşların “yetkililer şikayetlerimize rağmen gelmiyor” yönündeki beyanları doğru mudur? Kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal etmesini engelleyen bir durum var mıdır?
Bir yanıt bırakın