TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Şehit Kemal Mahallesi’nde faaliyet gösteren ve atık/çamur depolama ile bertaraf faaliyetleri yürüttüğü belirtilen tesis hakkında bölge halkı tarafından uzun süredir ciddi çevresel kaygılar dile getirilmektedir. Evrensel Gazetesinde yer alan haberlerde yurttaşlar, bölgede yasadışı biçimde döküldüğü iddia edilen atıkların tarım ve hayvancılık faaliyetlerini besleyen su kaynakları açısından büyük risk oluşturduğunu ifade etmektedir. Haberde ayrıca, “solar kurutma” yöntemi adı altında günlük ortalama 50 kamyon endüstriyel çamurun bölgeye taşındığı, geniş arazide açılan çukurlara atıkların doğrudan dökülerek üzerinin toprakla kapatıldığı ve alanda yeterli sızdırmazlık ile yer altı suyu koruma sistemlerinin bulunup bulunmadığının belirsiz olduğu ileri sürülmektedir.
Tesisin Arap Deresi’ne yakın konumda bulunması, söz konusu derenin Devlet Su İşleri’ne ait Çıtak Barajı havzası ile bağlantısı ve Güzelhisar, Çıtak, Samurlu ile Şehit Kemal yerleşimleri başta olmak üzere geniş bir kırsal alanın ortasında faaliyet göstermesi, olası bir çevresel felaket riskini büyüten unsurlar olarak gösterilmektedir.
Bölge halkı tarafından dile getirilen iddialarda, tehlikeli atıkların kontrolsüz biçimde bölgeye taşındığı, bu atıkların kaynağının yeterince denetlenmediği ve sanayi kuruluşlarından gelen atıkların bertaraf süreçlerinin şeffaf olmadığı yönünde ciddi şüpheler bulunmaktadır. Yurttaşlar, başta Bakanlığınız olmak üzere yerel yönetimler, su ve kanalizasyon idareleri ile bölgedeki sanayi tesislerinin atık denetimleri konusunda gerekli sorumlulukları yerine getirmediğini ileri sürmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği uyarınca çevresel risk doğurabilecek faaliyetlerde önleyici denetim, kirletenin sorumluluğu ilkesi ve halkın bilgilendirilmesi temel yükümlülüklerdir. Bölge halkının dile getirdiği iddialar, söz konusu tesisin izin, denetim ve çevresel etki süreçlerinin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
- Ekovar Çevre Grup A.Ş.’ye ait söz konusu tesis hangi çevre lisans ve izinleri kapsamında faaliyet göstermektedir? Lisans kapsamı hangi atık türlerini içermektedir?
- Ekovar Çevre Grup A.Ş.’nin Milli Savunma Bakanlığı tarafından 10 Mayıs 2025 – 12 Mart 2027 tarihleri arasında ihalelerden yasaklandığı iddiası doğru mudur? Bu durum şirketin çevre lisansı ve faaliyet izinleri açısından Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?
- Ekovar Grup Çevre’ye ait lisanslı olduğu belirtilen 40–50 tır ile yaklaşık 1000–1500 ton arıtma çamuru, tehlikeli atık ve cüruf taşınmasının mevzuata uygunluğu nasıl denetlenmektedir?
- Tesisin faaliyetlerine konu olan atıkların niteliği nedir ve bu atıkların kaynağı hangi kurum ve sanayi kuruluşlarıdır?
- “Solar kurutma” yöntemi adı altında günlük ortalama 50 kamyon endüstriyel çamurun bölgeye taşındığı iddiası doğru mudur? Bu yöntem Atık Yönetimi mevzuatı açısından bilimsel ve yasal olarak uygun mudur?
- Bölge halkının iddia ettiği gibi, tehlikeli veya endüstriyel atıkların kontrolsüz ya da mevzuata aykırı şekilde bölgeye döküldüğüne ilişkin Bakanlığınıza ulaşan şikâyet veya tespit var mıdır?
- Tesis alanında tehlikeli ve endüstriyel atıkların depolandığı bölgelerde sızdırmazlık sistemi, geçirimsiz zemin uygulaması ve yer altı suyu koruma önlemleri bulunmakta mıdır? Bu konuda yapılmış denetim raporları nelerdir?
- Tesisin Arap Deresi ve Çıtak Barajı havzasına yakın konumda olması nedeniyle Bakanlığınız tarafından yapılmış özel bir çevresel risk değerlendirmesi bulunmakta mıdır?
- Tesis faaliyetlerinin çevredeki yerleşimler ve tarım alanları açısından çevre felaketine yol açma ihtimali konusunda Bakanlığınızca hazırlanmış bilimsel rapor var mıdır?
- Aliağa Organize Sanayi Bölgesi, SOCAR, Petkim ve benzeri sanayi tesislerinden çıkan atıkların bu tesise gönderildiği iddiaları doğru mudur? Doğruysa bu atıkların denetimi nasıl yapılmaktadır?
- Bakanlığınız tarafından tesise ilişkin bugüne kadar yapılan denetim sayısı kaçtır ve bu denetimlerde hangi çevresel ihlaller tespit edilmiştir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Evrensel Gazetesinde yer alan bir haberde, İzmir’in Aliağa İlçesindeki Şehit Kemal Mahallesi’nde faaliyet gösteren atık tesisine ilişkin olarak yoğun koku, atık yayılımı ve çevresel kirlenme nedeniyle sağlık riskleri oluştuğu ifade edilmektedir. Endüstriyel çamur ve tehlikeli atıkların kontrolsüz depolanması durumunda; solunum yolu hastalıkları, cilt rahatsızlıkları ve uzun vadeli toksik etkiler ortaya çıkabilmektedir.
Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında çevresel risklerin izlenmesi ve halk sağlığının korunması Sağlık Bakanlığı’nın temel görevlerindendir. Bu nedenle söz konusu tesis faaliyetlerinin bölge halkı üzerindeki olası sağlık etkilerinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda;
- Şehit Kemal Mahallesi ve çevresinde söz konusu tesis faaliyetleriyle bağlantılı olabilecek halk sağlığı incelemesi yapılmış mıdır?
- Bölgede solunum yolu, cilt veya toksik maruziyete bağlı hastalıklarda artış olduğuna dair veriler mevcut mudur?
- Endüstriyel çamur ve tehlikeli atıkların açık alanda depolanmasının insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda Bakanlığınızın risk değerlendirmesi var mıdır?
- Yer altı suyu ve içme suyu kaynaklarının kirlenmesi ihtimalinin halk sağlığına etkileri konusunda bir analiz yapılmış mıdır?
- Olası bir çevresel kirlenme durumunda uygulanacak acil halk sağlığı önlemleri nelerdir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Aliağa İlçesindeki Şehit Kemal Mahallesi’nde faaliyet gösteren atık tesisinin, Arap Deresi ve DSİ’ye ait Çıtak Barajı havzasına yaklaşık 800 metre mesafede bulunduğu ve bu havzanın bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin sulama ihtiyacını karşıladığı yönündeki basına yansımış, konuyla ilgili bir haber de Evrensel Gazetesinde yer almıştır. Endüstriyel çamur ve tehlikeli atıkların bu alanda depolanmasının veya bertaraf edilmesinin tarım toprakları ve yer altı su varlıkları açısından ciddi riskler doğurması söz konusu olacaktır.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca tarım arazilerinin korunması, kirlenmesinin önlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması devletin temel yükümlülüklerindendir. Sızdırmazlık sistemlerinin bulunmaması veya atıkların doğrudan toprağa temas etmesi durumunda, tarımsal üretim alanlarının uzun vadeli zarar görmesi söz konusu olabilecektir.
Bu bağlamda;
- Arap Deresi ve Çıtak Barajı havzasının söz konusu tesis faaliyetlerinden etkilenme riski konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir hidrojeolojik veya toprak analizi var mıdır?
- Tesis alanında yer altı suyu koruma sisteminin bulunup bulunmadığı Bakanlığınızca incelenmiş midir?
- Bölgedeki tarım arazilerinde ve sulama sularında ağır metal veya tehlikeli atık kalıntısına ilişkin analiz yapılmış mıdır?
- Günlük yoğun çamur ve endüstriyel atık taşınmasının tarım toprakları üzerindeki etkileri konusunda Bakanlığınızın bir risk değerlendirmesi mevcut mudur?
- Atıkların doğrudan toprağa dökülerek üzerinin kapatıldığı iddiası doğruysa, bunun tarımsal üretime etkileri nasıl değerlendirilmektedir?
- Tesis faaliyetlerinin tarımsal üretime zarar verdiğinin tespiti halinde uygulanacak idari yaptırımlar nelerdir?
Bir yanıt bırakın