İLİÇ ALTIN MADENİNİN CENGİZ HOLDİNG’E DEVREDİLMESİNİ VE YENİDEN FAALİYETE GEÇİRİLMEK İSTENMESİNİ İKİ AYRI BAKANLIĞA SORDUK

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN                               

İzmir Milletvekili

13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirdiği Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nin %80 hissesinin Cengiz Holding’e 1,5 milyar dolar karşılığında devredileceği kamuoyuna yansımıştır. Madende meydana gelen siyanürlü toprak kayması sonucu Fırat Nehri havzası büyük bir tehdit altına girmiştir. Bu çevre felaketine yol açan facianın ardından sorumluların yargılanması süreci tamamlanmadan ve ekolojik yıkım giderilmeden yapılan bu satış, “cezasızlık” ve “rant” tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Sahanın çevre sicili kabarık olan bir holdinge devredilmesi, bölgedeki ekolojik riskleri daha da derinleştirmektedir.

Bu bağlamda;

  1. Madeni devralacağı belirtilen Cengiz Holding’in bölgede yeni bir ÇED süreci başlatıp başlatmadığı konusunda Bakanlığınızda bir başvuru bulunmakta mıdır?
  2. Sahanın tamamen kapatılarak “ekolojik rehabilitasyon alanı” ilan edilmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır? Saha yeniden madencilik faaliyetlerine açılacak mıdır?
  3. Facianın yaşandığı bölgede toprak, su ve hava analizleri düzenli olarak yapılmakta mıdır? Son 6 aya ait analiz sonuçları kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır?
  4. Siyanürlü liç yığınının Fırat Havzasına karışmasını önlemek adına bugüne kadar hangi somut adımlar atılmıştır?
  5. Çöpler Altın Madeni için verilen “ÇED Olumlu” kararları, yaşanan felaket sonrası neden tamamen iptal edilmemiştir?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN                                                                             

İzmir Milletvekili

13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirdiği Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nin %80 hissesinin Cengiz Holding’e 1,5 milyar dolar karşılığında devredileceği kamuoyuna yansımıştır. Madende meydana gelen siyanürlü toprak kayması sonucu Fırat Nehri havzası büyük bir tehdit altına girmiştir. Bu çevre felaketine yol açan facianın ardından sorumluların yargılanması süreci tamamlanmadan ve ekolojik yıkım giderilmeden yapılan bu satış, “cezasızlık” ve “rant” tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Sahanın çevre sicili kabarık olan bir holdinge devredilmesi, bölgedeki ekolojik riskleri daha da derinleştirmektedir.

Bu bağlamda;

  1. Maden sahasının işletme ruhsatı, yaşanan facia sonrası iptal edilmiş midir? Edilmemişse, 9 işçinin ölümüyle sonuçlanan bir ihmaller zinciri ruhsat iptali için yeterli görülmemekte midir?
  2. Maden sahasının işletme ruhsatı iptal edilmemişse ruhsat devri gerçekleşmiş midir?
  3. Söz konusu satış süreci Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dahilinde mi gerçekleşmektedir?
  4. Maden sahasındaki mevcut rehabilitasyon çalışmaları ne aşamadadır? Cengiz Holding’in bu sahayı devralması, firmanın bölgedeki faaliyetlerine yeniden başlamasına dair Bakanlığınızca verilmiş bir söz veya taahhüt içeriyor mu?
  5. Facia sonrası oluşan kamu zararı ve çevresel yıkımın maliyeti nedir? SSR Mining’in hukuki ve mali sorumlulukları bu satışla birlikte devlete ya da yeni alıcıya yüklenmiş midir?
  6. İliç Çöpler Altın Madeni sahasının %80 hissesinin SSR Mining tarafından Cengiz Holding’e 1,5 milyar dolar bedelle devredilmesi sürecinde, tarafların olası bir vazgeçme durumunda 50 milyon dolarlık bir “fesih/cayma bedeli” üzerinde anlaştıkları kamuoyuna yansımıştır; mülkiyeti devlete ait olan bu maden sahası üzerinden iki özel şirketin kendi aralarında kararlaştırdığı bu tazminat miktarından kamunun uğrayacağı bir gelir kaybı var mıdır ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir maden ruhsatının bu denli yüksek bedelli bir “fesih tazminatına” konu edilmesi, kamu kaynaklarının ve yer altı zenginliklerinin şirketler arasında pazarlanması noktasında Bakanlığınızın ve MAPEG’in denetim yetkisi dahilinde midir?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*