TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- İzmir genelinde sanayi bölgelerine, ağır metal işleme tesislerine ve enerji nakil hatlarına 500 metreden daha yakın kaç okul ve kreş bulunmaktadır?
- Okul bahçelerindeki “asfalt ve beton” zeminin çocukların solunum yolu sağlığına etkisi ve “kentsel ısı adası” yaratarak ısı stresine yol açması konusunda bir çalışmanız mevcut mudur?
- Okul bahçelerinin toprağa dönüştürülmesi ve “Yaşayan Okul Bahçeleri” projesi için bakanlık bütçesinden ayrılan bir pay var mıdır?
- Taşımalı eğitim ve okul yemeği kapsamında çocuklara sunulan gıdaların pestisit (tarım zehiri) analizleri yapılmakta mıdır?
- İzmir ilindeki devlet okullarının kaçında öğrencilerin ücretsiz ve güvenli şekilde erişebileceği “içilebilir su sebilleri” veya “musluk filtreleme sistemleri” bulunmaktadır?
- Okul kantinlerinde plastik şişe su satışına bağımlılığı azaltmak ve çocukların sağlıklı suya ücretsiz erişimini sağlamak amacıyla bakanlık bütçesinden ayrılmış bir kalem var mıdır?
- Okullardaki su depolarının temizliği ve eskiyen tesisatların (kurşun vb. ağır metal riski taşıyan boruların) yenilenmesi için periyodik bir denetim ve yenileme programı yürütülmekte midir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- İzmir-Aliağa bölgesindeki hava kalitesi izleme istasyonlarından elde edilen solunabilir partikül madde ve sağlık (PM2.5 ve PM10) verileri, çocukların yoğun bulunduğu eğitim ve oyun alanları baz alınarak değerlendirilmekte midir?
- Gaziemir’deki radyoaktif atıkların temizlenmemesi nedeniyle bölgedeki yeraltı sularına ve toprağa karışan ağır metallerin çocuk sağlığı üzerindeki risk haritası çıkarılmış mıdır?
- İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı’nda “çocukların özgün ihtiyaçları” ve “iklim adaleti” başlıkları altında hangi somut tedbirler yer almaktadır?
- Okul bahçelerinde ve parklarda kullanılan peyzaj ürünlerinin (ilaçlama vb.) çocukların endokrin sistemine etkileri denetlenmekte midir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların, Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ile 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- İzmir’in sanayi bölgelerinde (Aliağa, Gaziemir, Bornova) yaşayan 0-18 yaş arası çocuklarda astım, bronşit ve üst solunum yolu enfeksiyonu görülme oranı, Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında ne durumdadır?
- Son 10 yılda İzmir’de çocukluk çağı lösemisi ve diğer kanser türlerinde görülen artışın çevresel kirlilikle (elektromanyetik alanlar, ağır metaller) ilişkisine dair bir araştırma yapılmış mıdır?
- Pestisit maruziyeti nedeniyle hastanelere başvuran mevsimlik tarım işçisi çocuk sayısı kaçtır?
- Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde okullara yönelik “sağlık uyarı sistemi” kurulması planlanmakta mıdır?
- Okullardaki içme suyu kaynaklarından (musluklar ve sebiller) periyodik olarak mikrobiyolojik ve kimyasal (ağır metal, klor seviyesi vb.) analiz örnekleri alınmakta mıdır?
- İzmir’deki okullarda son 5 yıl içinde yapılan su analizlerinde, “insani tüketim amaçlı sular” yönetmeliğine aykırı kaç vaka tespit edilmiştir ve bu okullarda hangi önlemler alınmıştır?
- Okul su depolarında oluşan kirliliğe bağlı olarak gelişen salgın hastalıklar (ishal, tifo vb.) konusunda İzmir özelinde tutulan bir veri seti mevcut mudur?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- Mevsimlik tarım işçisi çocukların, konaklama alanlarının tarlalara yakınlığı nedeniyle maruz kaldığı “pestisit sürüklenmesi”ni önlemek için bir denetim mekanizmanız var mıdır?
- Özellikle çocukların en çok tükettiği ürün gruplarında (çilek, elma, domates vb.) kullanılan kimyasalların “maksimum kalıntı sınırı” (MRL) denetimleri İzmir pazarlarında ne sıklıkla yapılmaktadır?
- Arı ölümlerine ve çocuklarda nörolojik hasara yol açtığı kanıtlanan neonikotinoid sınıfı pestisitlerin Türkiye genelinde tamamen yasaklanması düşünülmekte midir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim Akın
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- İzmir’de mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitimden kopan ve tarlalarda ekolojik risklere açık şekilde çalışan çocuk sayısı bakanlığınız verilerinde ne kadardır?
- Mevsimlik tarım alanlarında çocukların kimyasal zehirlenme ve iş kazalarına karşı güvenliğini sağlamak amacıyla kaç denetim gerçekleştirilmiştir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim Akın
İzmir Milletvekili
Ekoloji ve çocuk hakları arasındaki ilişki, sadece çevresel bir duyarlılık değil, doğrudan bir yaşam hakkı ve sosyal adalet meselesidir. Çocuklar, yetişkinlere oranla daha hızlı soluk alıp vermeleri, vücut ağırlıklarına göre daha fazla besin tüketmeleri ve gelişmekte olan bağışıklık sistemleri nedeniyle ekolojik krizin ve çevre kirliliğinin önde gelen kurbanlarındandır.
Özellikle sanayi kenti İzmir özelinde; Aliağa’daki ağır sanayi kirliliği, Gaziemir’deki radyoaktif atıklar, Menderes havzasındaki kontrolsüz pestisit kullanımı ve kent merkezindeki betonlaşmış okul bahçeleri, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini kalıcı olarak tehdit etmektedir. Ekolojik yıkımın çocuklar üzerindeki etkilerini izlemek, verileri şeffaf şekilde paylaşmak ve koruyucu politikalar geliştirmek ilgili tüm bakanlıkların asli görevidir.
Bu bağlamda;
- İzmir’de yüksek gerilim ve enerji nakil hatlarının altındaki veya 50 metre yakınındaki okul ve kreş sayısı kaçtır?
- Bu alanlarda manyetik alan şiddeti ölçümleri düzenli olarak yapılmakta ve “çocuk sağlığı sınır değerleri”ne uygunluğu denetlenmekte midir?
- Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) elektromanyetik alanlara dair “ihtiyatlılık ilkesi”ni mevzuatınıza dahil etmeyi planlıyor musunuz?
Bir yanıt bırakın