TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42’nci maddesi, kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağını, ilköğretimin bütün vatandaşlar için zorunlu ve devlet okullarında parasız olduğunu hükme bağlamaktadır. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ise ilköğretim çağındaki çocukların okula kaydı, devamı ve eğitim dışında kalmalarının önlenmesi konusunda kamu idaresine sorumluluk yüklemektedir.
Ancak Millî Eğitim Bakanlığının kendi yayımladığı 2024-2025 örgün eğitim istatistikleri, ilkokul düzeyinde ciddi bir kamusal sorumluluk sorununa işaret etmektedir. Bakanlığın verilerine göre Türkiye’de 5.341.932’si Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı ilkokullarda, 16.092’si Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı okullarda, 346.434’ü özel öğretim kurumlarında, 20’si ise ilkokul düzeyindeki müzik ve bale okullarında ilkokul düzeyinde toplam 5.704.483 çocuk eğitim görmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığının 30 Eylül 2025 tarihinde yayımladığı “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Örgün Eğitim İstatistikleri” başlıklı açıklamada, ilkokulda net okullaşma oranının yüzde 95,43 olduğu belirtilmiştir. Bu oran ile Bakanlığın açıkladığı toplam ilkokul öğrenci sayısı birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de ilkokul çağında yaklaşık 5.977.662 çocuk bulunduğu; bunların yalnızca 5.704.483’ünün herhangi bir eğitim kurumuna devam ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ilkokul çağında bulunan en az 273 bin çocuğun herhangi bir okulda kaydının bulunmadığı ya da fiilen eğitim sistemi dışında kaldığı görülmektedir.
OECD’nin 2025 tarihli Education at a Glance raporunda, OECD ülkelerinin çoğunda zorunlu eğitim çağındaki 6–14 yaş grubunda okullaşma oranının yüzde 98’in üzerinde olduğu belirtilmektedir. Türkiye’de ilkokul düzeyinde net okullaşma oranının yüzde 95,43’te kalması, zorunlu eğitim çağındaki çocukların eğitime erişimi bakımından Türkiye’nin OECD ülkelerinin gerisinde kaldığını göstermektedir.
İlkokul düzeyinde yaklaşık her 20 çocuktan 1’inin sistem dışında kalması, basit bir istatistik sel sonuç değildir. Bu durum, Millî Eğitim Bakanlığının zorunlu eğitim çağındaki çocukları tespit etme, okula yönlendirme, devam durumlarını izleme ve okuldan kopuşu önleme yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getirdiğine dair ciddi bir denetim konusudur. Özellikle yoksulluk, çocuk işçiliği, mevsimlik tarım işçiliği, kırsal bölgelerde okul kapatmaları, taşımalı eğitime bağımlılık ve dezavantajlı çocukların eğitime erişim sorunları dikkate alındığında, bu tablo Bakanlığın anayasal ve yasal sorumluluğunu daha da ağırlaştırmaktadır.
Bu bağlamda:
- Bakanlığınızın hesabına göre ilkokul çağ nüfusu kaçtır ve bu çağda olup herhangi bir okula kayıtlı olmayan çocuk sayısı kaçtır?
- Bakanlığınız, ilkokul çağında en az 273 bin çocuğun okul dışında kaldığı tespitini kabul etmekte midir?
- Okul dışında kalan ilkokul çağındaki çocukların illere göre dağılımı nedir?
- Bu çocukların cinsiyet, engellilik, yoksulluk ve göç durumu bakımından dağılımı nedir?
- 2024-2025 eğitim öğretim yılında okul dışında kalan veya eğitimden kopan çocukların başlıca nedenleri nelerdir?
- Bu çocukların tespiti ve yeniden eğitime kazandırılması için 2024-2025 eğitim öğretim yılında hangi somut çalışmalar yürütülmüştür?
- Taşımalı eğitim, burs ve diğer desteklere rağmen ilkokulda okullaşmanın yüzde 100’e ulaştırılamamış olmasının nedeni nedir?
- Kırsalda okul kapatma, okul birleştirme ve taşımalı eğitim uygulamalarının ilkokulda okullaşmaya etkisine ilişkin Bakanlığınızca bir değerlendirme yapılmış mıdır?
- Bakanlığınız, ilkokul çağındaki en az 273 bin çocuğun eğitim dışında kalmasını anayasal ve yasal yükümlülükler bakımından bir idari başarısızlık olarak değerlendirmekte midir?
- 2025-2026 eğitim öğretim yılında okul dışında kalan ilkokul çağındaki çocukların tamamını eğitime kazandırmak için hangi somut adımlar atılacaktır?
Bir yanıt bırakın