TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik şirketine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler, çevreyi korumakla yükümlü kamu kurumlarının bir maden şirketinin savunucusu gibi hareket ettiği yönündeki kaygıları büyütmüştür.
Basına ve bölge halkına yansıyan bilgilere göre; Doğankent Kaymakamlığı tarafından muhtarlar “kaçak yayla evleri” gündemiyle toplantıya çağrılmış, toplantının ikinci aşamasında ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt ile Alagöz Madencilik yöneticileri muhtarların karşısına çıkarılmıştır.
Toplantıda İl Müdürü Murat Cavunt’un, Alagöz Madencilik faaliyetlerinin dereye hiçbir zarar vermediğini, şirkete yalnızca “derenin suyunun bulanması” nedeniyle ceza uygulandığını söylediği iddia edilmektedir. Oysa Bakanlığın kısa süre önce şirkete milyonlarca liralık çevre cezası uyguladığı bilinmektedir.
Bu durum, çevreyi denetlemekle yükümlü bir kamu görevlisinin neden şirket adına savunma yaptığı, çevre kirliliğinin neden küçümsendiği ve kamuoyunun neden yanıltılmaya çalışıldığı sorularını gündeme taşımaktadır.
Ayrıca şirket yöneticilerinin “derede canlı yaşam sürüyor” şeklindeki savunmalarının hangi bilimsel raporlara dayandığı da belirsizdir. Bölgede uzun süredir dere kirliliği, balık ölümleri, ağır metal riski ve ekolojik tahribat iddiaları gündemde olmasına rağmen kamu kurumlarının şirket lehine pozisyon alan açıklamalar yapması, Bakanlığın asli görevinin “çevreyi korumak” mı yoksa şirketleri korumak mı olduğu yönündeki eleştirileri artırmaktadır.
Bu bağlamda;
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt, muhtarlarla yapılan söz konusu toplantıya hangi resmi görev ve yetki kapsamında katılmıştır?
- Çevreyi denetlemekle görevli bir kamu görevlisinin, hakkında çevre kirliliği iddiaları bulunan bir şirketin yöneticileriyle birlikte muhtarların karşısına çıkması Bakanlığınız açısından etik midir?
- İl Müdürü Murat Cavunt’un, Alagöz Madencilik faaliyetlerinin dereye zarar vermediğini söylediği iddiası doğru mudur?
- Eğer dereye hiçbir zarar verilmemişse, şirkete kesilen yaklaşık 2,5 milyon TL’lik çevre cezasının gerekçesi nedir?
- Şirkete gerçekten yalnızca “derenin suyunun bulanması” nedeniyle mi ceza kesilmiştir?
- Dere suyunun bulanması ile maden faaliyetleri arasında bilimsel olarak tespit edilmiş bir bağ var mıdır?
- Yağışlı dönemlerde doğal yollarla oluşabilecek bulanıklık ile maden faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilik nasıl ayırt edilmektedir?
- Daha önce bölgede su bulanıklığı nedeniyle başka işletmelere de benzer cezalar uygulanmış mıdır? Uygulanmışsa bunlar hangi işletmelerdir?
- İl Müdürü Murat Cavunt’un, kamuoyundaki çevresel kaygıları küçümseyen ve şirket faaliyetlerini savunan açıklamaları hakkında Bakanlığınızca herhangi bir idari inceleme yapılmış mıdır?
- Alagöz Madencilik’in faaliyet yürüttüğü bölgede son 10 yılda gerçekleştirilen çevresel denetim sayısı kaçtır?
- Bu denetimlerde ağır metal, siyanür, atık su deşarjı, dere kirliliği ve ekolojik tahribat açısından hangi bulgular tespit edilmiştir?
- Alagöz Madencilik yöneticisi Umut Polat’ın “derede canlı yaşam sürüyor” yönündeki açıklamaları hangi bilimsel raporlara dayanmaktadır? Bakanlığınızın elinde bu iddiayı doğrulayan bağımsız analizler mevcut mudur?
- Bakanlığınız, çevreyi koruma görevi ile maden şirketlerinin halkla ilişkiler faaliyetlerine destek verme görüntüsü arasındaki ağır çelişkiyi nasıl açıklamaktadır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Giresun’un Doğankent ilçesinde gerçekleştirilen ve kamuoyunda “Alagöz Madencilik için ikna toplantısı” olarak tartışılan görüşmeye ilişkin ortaya çıkan bilgiler, devlet imkanlarının özel bir maden şirketinin çıkarları doğrultusunda seferber edildiği yönünde kamuoyuna yansıyan bilgiler son derece vahim bir boyuta ulaşmıştır.
Basına yansıyan haberlere göre, Doğankent Kaymakamı Deniz Yıldırım tarafından muhtarlar “yaylalardaki kaçak yapılaşma” gündemiyle toplantıya çağrılmış, ancak toplantının gerçek amacının Alagöz Madencilik faaliyetlerine ilişkin muhtarları “ikna etmek” olduğu toplantı başladıktan sonra ortaya çıkmıştır. Daha da dikkat çekici olan ise, normal şartlarda Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yapılan muhtar toplantısının bu kez Kaymakamlık binasında değil, Doğankent Belediyesi’nde gerçekleştirilmesidir.
Toplantı sırasında yaylacılık konusu görüşülürken, yan odada Alagöz Madencilik’in Ankara’dan gelen Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt’un hazır bekletildiği, toplantının ikinci aşamasında ise Belediye Başkanı Rüşan Özden tarafından salona alındıkları iddia edilmektedir.
Daha da çarpıcı olan husus ise, tam da şirket faaliyetlerinin konuşulacağı sırada toplantıdaki herkesin telefonlarının toplatılmasıdır. Kamu görevlileri ile şirket yöneticilerinin birlikte yürüttüğü bu kapalı oturumun kayıt altına alınmasının engellenmek istenip istenmediği, kamuoyundan neyin gizlenmeye çalışıldığı ve devlet gücünün neden özel bir şirket adına “ikna operasyonu” yürütmek için kullanıldığı soruları yanıt beklemektedir.
Öte yandan toplantıda Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt’un, Alagöz Madencilik faaliyetlerinin dereye zarar vermediğini ve şirkete yalnızca “derenin suyu bulandığı için” ceza kesildiğini söylediği, şirket yetkililerinin ise derede canlı yaşam bulunduğunu ileri sürerek çevre kirliliği iddialarını reddettiği belirtilmektedir. Ancak aynı şirkete kısa süre önce çevre kirliliği nedeniyle milyonlarca liralık ceza uygulanmış olması, kamu görevlilerinin şirket adına adeta savunma faaliyeti yürüttüğü yönündeki tespitleri güçlendirmiştir.
Yaşananlar, devletin tarafsızlığı ilkesinin açık biçimde çiğnendiği, mülki idarenin bir şirketin halkla ilişkiler aparatına dönüştürüldüğü ve kamu gücünün yurttaşları susturmak ve doğa katliamına ikna etmek amacıyla kullanıldığı yönündeki endişeleri büyütmektedir.
Bu bağlamda;
- Muhtarlar toplantıya çağrılırken toplantının gerçek gündemi neden gizlenmiş, neden yalnızca “kaçak yayla evleri” konusu belirtilmiştir?
- Daha önceki muhtar toplantıları Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yapılırken, söz konusu toplantı neden Kaymakamlık binasında değil de Doğankent Belediyesi’nde gerçekleştirilmiştir?
- Muhtarlar toplantıya çağrılırken, Alagöz Madencilik faaliyetlerinin de görüşüleceği neden açıkça belirtilmemiştir?
- Muhtarlarla yaylacılık konusu görüşülürken, Alagöz Madencilik Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt neden yan odada hazır bekletilmiştir?
- Kaymakamlık çağrısıyla yapılan bir toplantıda özel bir şirketin yöneticilerinin hazır bekletilmesi hangi kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmaktadır?
- Toplantı sırasında telefonların toplatılması talimatını kim vermiştir?
- Eğer toplantıda hukuka aykırı veya kamuoyundan gizlenmesi gereken hiçbir durum yoksa, telefonların tam da Alagöz Madencilik faaliyetlerinin konuşulacağı sırada toplatılmasının nedeni nedir?
- Kamu görevlileri ile şirket yöneticilerinin birlikte yürüttüğü görüşmenin kayıt altına alınmasının engellenmek istenmesinin gerekçesi nedir?
- Seçilmiş muhtarların telefonlarının toplatılması hangi mevzuata dayandırılmıştır?
- Doğankent Kaymakamı Deniz Yıldırım hakkında devlet imkânlarının özel bir şirket lehine kullanıldığı yönündeki iddialar nedeniyle herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?
- Belediye Başkanı Rüşan Özden’in toplantıda şirket yöneticileri adına aktif rol aldığı ve muhtarları “ikna etmeye” çalıştığı iddiaları hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
- Bir kaymakamlık organizasyonunun, özel bir şirketin faaliyetlerine ilişkin propaganda ve ikna toplantısına dönüştürülmesi Bakanlığınız açısından kabul edilebilir midir?
- Son yıllarda Alagöz Madencilik faaliyetlerine karşı çıkan yurttaşların karşısına yoğun kolluk gücü çıkarıldığı yönündeki iddialar dikkate alındığında, devletin güvenlik aygıtının şirket çıkarlarını korumak amacıyla kullanıldığı yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın cevabı nedir?
Bir yanıt bırakın