MİLAS’TAKİ 1.570 PARSEL ARAZİNİN TOPRAK KORUMA KANUNU KAPSAMI DIŞINA ÇIKARILMASINI İKİ AYRI BAKANLIĞA SORDUK

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderdiği E-58125898-230.04.02-21520327 sayılı yazıda; Muğla ili Milas ilçesi sınırlarında bulunan ve Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. uhdesindeki Sicil No: 86541 sayılı IV. Grup (b) bendi linyit işletme ruhsat sahasında yer alan 1.570 adet parsel için madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Söz konusu yazıda, ruhsat sahasının geçmişte çok sayıda arama ve işletme ruhsatının birleştirilmesi suretiyle oluşturulduğu, ruhsat geçmişinin 29.07.1976 tarihine kadar uzandığı belirtilmiş; ayrıca 3213 sayılı Maden Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Genelge hükümlerine atıf yapılarak, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. uhdesindeki Sicil No: 86541 sayılı işletme ruhsatlı sahanın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndan muaf olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Ancak söz konusu değerlendirme, 1.570 ayrı parseli kapsayan geniş bir alanın tarım arazilerinin korunmasına ilişkin temel mevzuatın kapsamı dışında bırakılması sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Bu nedenle ruhsat sahasının tarihsel geçmişine dayanılarak yapılan muafiyet değerlendirmesinin hangi açık yasal düzenlemelere, hangi bilimsel verilere ve hangi teknik incelemelere dayandığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Özellikle farklı tarihlerde edinilmiş ve daha sonra birleştirilmiş ruhsatlardan oluşan bir sahanın tamamının, günümüzdeki arazi kullanım durumu ve tarımsal niteliğinden bağımsız olarak 5403 sayılı Kanun hükümlerinden muaf kabul edilip edilemeyeceği; söz konusu parsellerin mevcut tarımsal üretim kapasitesi, arazi kullanım kabiliyeti, toprak sınıfları, su varlıkları ve bölgesel gıda üretimi üzerindeki etkilerinin değerlendirilip değerlendirilmediği hususları kamuoyu bakımından önem taşımaktadır.

Tarım arazilerinin korunması Anayasa’nın 44 ve 45’inci maddeleri ile 5403 sayılı Kanun’un temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu nedenle 1.570 parseli ilgilendiren ve önemli ölçekte tarım alanlarını etkileyebilecek bir madencilik faaliyetinde, Bakanlığınız tarafından verilen muafiyet görüşünün hukuki, bilimsel ve teknik dayanaklarının ayrıntılı biçimde açıklanması kamu yararı açısından zorunlu görülmektedir.

Bu kapsamda aşağıdaki soruların yanıtlanması önem arz etmektedir.

  1. Bakanlığınızın 5403 sayılı Kanun’dan muafiyet yönündeki görüşü hangi mevzuat hükümlerine dayanmaktadır?
  2. 5403 sayılı Kanun’da veya ilgili mevzuatta, 1976 yılı öncesine dayanan ruhsatların günümüzde de otomatik olarak kanun kapsamı dışında tutulacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmakta mıdır?
  3. Muafiyet değerlendirmesi yapılırken söz konusu 1.570 parselin güncel arazi kullanım kabiliyeti sınıfları incelenmiş midir?
  4. Bu parsellerin kaçında fiilen tarımsal üretim yapılmaktadır?
  5. Bakanlığınız tarafından söz konusu alanlarda güncel toprak etüdü, arazi sınıflandırması veya tarımsal uygunluk çalışması gerçekleştirilmiş midir?
  6. Muafiyet görüşü oluşturulurken üniversitelerden, meslek odalarından veya bağımsız bilim insanlarından görüş alınmış mıdır?
  7. Ruhsat sahasının geçmişte farklı ruhsatların birleşmesiyle oluşmuş olması, sonradan dahil edilen alanların da 5403 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulmasına gerekçe yapılmış mıdır?
  8. 1.570 parsel için Toprak Koruma Kurulu görüşü alınmış mıdır; alınmışsa kurulun değerlendirmesi nedir?
  9. Söz konusu alanların tarım dışı kullanıma açılmasının bölgesel tarımsal üretim, gıda güvenliği, su varlıkları ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir bilimsel rapor hazırlanmış mıdır?
  10. Bakanlığınız, 5403 sayılı Kanun’un temel amacı olan tarım topraklarının korunması ilkesi ile söz konusu muafiyet değerlendirmesi arasındaki ilişkiyi nasıl açıklamaktadır?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Muğla ili Milas ilçesinde bulunan ve Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. uhdesindeki Sicil No: 86541 sayılı linyit işletme ruhsat sahası kapsamında yer alan 1.570 adet parsel üzerinde madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilmesine yönelik çeşitli işlemlerin yürütülmekte olduğu anlaşılmaktadır.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderdiği E-58125898-230.04.02-21520327 sayılı yazıda, söz konusu ruhsat sahasının geçmişte farklı maden ruhsatlarının birleştirilmesiyle oluşturulduğu, sahaya ilişkin ruhsat geçmişinin 29.07.1976 tarihine kadar uzandığı, bu nedenle de Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. uhdesindeki Sicil No: 86541 sayılı işletme ruhsatlı sahanın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerinden muaf olduğunun mütalaa edildiği belirtilmiştir.

Ancak anılan yazı ile 1.570 parseli kapsayan çok geniş bir alanın tarım topraklarının korunmasına ilişkin temel mevzuatın dışında değerlendirilmesinin hukuki ve bilimsel dayanaklarının kamuoyuna açıklanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Özellikle farklı tarihlerde oluşturulan ve sonradan birleştirilen ruhsat sahalarının, ilk ruhsat tarihine dayanılarak günümüzde de 5403 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulmasının hangi yasal düzenlemeye dayandığı, söz konusu değerlendirmede güncel arazi kullanım durumu, tarımsal üretim faaliyetleri, toprak sınıfları, gıda güvenliği ve kamu yararı ilkelerinin ne ölçüde dikkate alındığı hususları açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir.

Öte yandan, 5403 sayılı Kanun’un temel amacı tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve amaç dışı kullanımının önlenmesidir. Bu nedenle binlerce dönümlük alanı ve 1.570 ayrı parseli ilgilendiren bir madencilik projesi bakımından, tarım arazilerinin neden Kanun kapsamı dışında değerlendirildiğinin, bu değerlendirmeye esas alınan bilimsel raporların ve hukuki gerekçelerin kamuoyu adına ayrıntılı biçimde ortaya konulması önem taşımaktadır.

Bu kapsamda aşağıdaki soruların yanıtlanması kamu yararı açısından gerekli görülmektedir.

  1. Sicil No: 86541 sayılı işletme ruhsat sahası kapsamında madencilik faaliyetlerinden etkilenmesi öngörülen toplam 1.570 parselin yüzölçümü ne kadardır?
  2. Bu parsellerin kaç tanesi mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi veya sulu tarım arazisi niteliğindedir?
  3. Bakanlığınız, söz konusu 1.570 parsel bakımından 5403 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye katılmakta mıdır?
  4. Ruhsat sahasının ilk yürürlük tarihinin 1976 yılına dayanması, daha sonra ruhsat sınırları içerisinde kalan tüm parseller açısından süresiz ve sınırsız bir muafiyet yaratmakta mıdır?
  5. Ruhsatların yıllar içinde birleştirilmesi sonucu oluşan yeni ruhsat sahalarının, ilk ruhsat tarihine dayanılarak mevzuattan muaf kabul edilmesinin açık yasal dayanağı nedir?
  6. Bakanlığınız tarafından 1.570 parsel için güncel tarımsal, çevresel ve sosyoekonomik etki analizi yapılmış mıdır?
  7. Söz konusu parsellerde bulunan tarım alanlarının, zeytinliklerin, mera niteliğindeki alanların ve diğer doğal varlıkların envanteri çıkarılmış mıdır?
  8. 1.570 parselin tamamı için kamulaştırma veya acele kamulaştırma planlanmakta mıdır; planlanıyorsa toplam etkilenecek nüfus ve hane sayısı kaçtır?
  9. Ruhsat sahasının tarihsel geçmişi gerekçe gösterilerek çevresel ve tarımsal koruma mevzuatının uygulanmamasının kamu yararı bakımından oluşturacağı risklere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?
  10. Bakanlığınızın elinde söz konusu sahaya ilişkin hukuki görüş, mütalaa veya bilimsel rapor bulunmakta mıdır; bulunuyorsa bunlar kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*