TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUMtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesi Demircili Koyu’nda bulunan Gökbey isimli gemiyle ilgili süreç, kaçak gemi sökümünün ötesine geçen ciddi bir kamu denetimi ve çevre koruma sorununa dönüşmüştür. Bakanlığınız İzmir İl Müdürlüğü tarafından yapılan 6 Ocak 2026 tarihli denetimde, Gökbey isimli geminin karaya yanaştırıldığı, oksijen kaynaklarıyla kesilmeye başlandığı, kesilen parçaların sahile bırakıldığı ve söküm işlemi için Çeşme Liman Başkanlığından izin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu tespit üzerine Çevre Kanunu kapsamında 2 milyon 346 bin TL idari para cezası uygulanmış ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiştir.
Ancak aradan geçen aylara rağmen gemi Demircili Koyu’ndan kaldırılmamış, geminin bulunduğu yerde sökülemeyeceği belirtilmesine karşın 8 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kaçak söküm girişiminde bulunulduğu kamuoyuna yansımıştır. Bu gelişme üzerine Urla Belediyesi tarafından geminin bulunduğu alanda 24 saat zabıta nöbetine başladığı belirtilmektedir.
Daha önce konuyla ilgili Bakanlığınıza verilen yazılı soru önergesine verilen yanıtta bakanlığınız tarafından yapılan resmi işlemler sıralanmış olmakla birlikte, geminin bulunduğu hassas kıyı alanına nasıl getirildiği, çevresel risklerin boyutu, geminin neden aylarca kaldırılmadığı ve hangi kurumun kaldırma işlemini gerçekleştireceği konularında kamuoyunun sorularına açıklık getirilmemiştir.
Öte yandan kaçak sökümün, rutin ve sürekli kamu denetimi sonucunda değil, yurttaşların ve çevre mücadelesinin uyarı ve ihbarları sonucunda gündeme gelmiş olması, doğal ve arkeolojik açıdan hassas bir alandaki denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
- Bakanlığınızca Gökbey gemisinin bulunduğu Demircili Koyu ve çevresinde 6 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar kaç kez denetim yapılmıştır? Bu denetimlerin tarihleri ve sonuçları nedir?
- 8 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştiği belirtilen yeniden kaçak söküm girişiminden Bakanlığınız ne zaman haberdar olmuştur? Bakanlığınızın bu olayla ilgili yaptığı idari veya adli işlem var mıdır?
- Bir kez kaçak söküm yaptığı resmi olarak tespit edilen ve hakkında idari para cezası ile suç duyurusu bulunan bir gemide, ikinci kez kaçak söküm girişiminde bulunulabilmesini Bakanlığınız nasıl değerlendirmektedir?
- Gökbey gemisinin ve bulunduğu kıyı alanının su, sediment, kıyı toprağı, deniz canlıları, asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, yağ ve diğer tehlikeli maddeler açısından güncel olarak incelenmesi amacıyla herhangi bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
- Bakanlığınız, kaçak sökümü yapılmak istenen Gökbey gemisinde (gemi yükü değil, donanım malzemesi olarak) asbest ve diğer tehlikeli maddelerin bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı bir envanter çalışması yapmış mıdır? Yapılmamışsa bunun gerekçesi nedir?
- Geminin bulunduğu bölgede deniz ve kıyı ekosisteminin etkilenme düzeyini belirlemek amacıyla bağımsız üniversiteler ve uzman kuruluşların katılımıyla kapsamlı bir bilimsel araştırma yapılması düşünülmekte midir?
- Gökbey gemisinin Demircili Koyu’ndan kaldırılması konusunda Bakanlığınızın doğrudan veya koordinasyon sorumluluğu bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa geminin kaldırılması için belirlenmiş somut bir tarih ve takvim var mıdır?
- Geminin kaldırılmasına ilişkin farklı kurumlar arasında bir görev ve yetki belirsizliği bulunduğu doğru mudur? Doğruysa bu belirsizliğin giderilmesi için hangi kurumlar arasında koordinasyon sağlanmaktadır?
- Kaçak sökümden sorumlu kişi veya şirket hakkında uygulanan 2 milyon 346 bin TL idari para cezası tahsil edilmiş midir? Söz konusu kişi veya şirket hakkında başlatılan diğer idari ve adli süreçler hangi aşamadadır?
- Gökbey gemisinin bulunduğu alanın doğal ve arkeolojik değerleri dikkate alınarak, geminin kaldırılması sürecinde yeni bir çevresel tahribata yol açılmaması için hangi teknik ve bilimsel önlemler alınacaktır?
- Bir geminin kaçak sökümünün engellenmesinin, merkezi idarenin sürekli denetimi yerine yerel yönetim zabıtasının 24 saat nöbet tutmasına bağlı hale gelmesini Bakanlığınız yeterli ve kabul edilebilir bir kamu denetimi yöntemi olarak görmekte midir?
- Bakanlığınız, Gökbey olayı sonrasında doğal sit, kıyı ve diğer hassas alanlarda gemi sökümüne yönelik denetim ve yaptırım mekanizmalarının yetersiz kaldığını kabul etmekte midir? Bu konuda yeni bir mevzuat veya denetim düzenlemesi yapılması planlanmakta mıdır?
- Doğal yaşam alanlarında ağır ve geri dönülmez çevresel tahribata yol açan eylemlerin yalnızca idari yaptırımlarla karşılanmasının yeterli olmadığı açıktır. Bakanlığınız, ekokırımın ağır çevresel suç olarak ceza hukuku kapsamında ayrıca düzenlenmesine ilişkin bir çalışma yürütmekte midir?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir URALĞOLU tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Gökbey isimli geminin İzmir-Urla Demircili Koyu’ndaki varlığı ve kaçak söküm süreci, yalnızca çevresel açıdan değil, denizcilik ve liman denetimi açısından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Gemiyle ilgili 6 Ocak 2026 tarihinde yapılan resmi denetimde, Çeşme Liman Başkanlığından söküm izin belgesi alınmadan söküm faaliyetine başlandığı tespit edilmiş ve Çeşme Liman Başkanlığı tarafından idari işlem başlatılmıştır.
Öte yandan Gökbey’in geçmişte çeşitli adli soruşturmalara konu olduğu, gemi hakkında göçmen kaçakçılığı dosyası kapsamında el koyma ve muhafaza süreçlerinin yaşandığı kamuoyuna yansımıştır. Daha sonra istinaf süreci sonucunda geminin belirli bir ceza dosyasında suçta kullanıldığına ilişkin yeterli bağ kurulamadığı gerekçesiyle geminin sahibine iadesine karar verilmiş ve gemi 5 Ağustos 2026 tarihinde şirkete teslim edilmiştir.
Ancak bu süreç, çok temel soruları ortadan kaldırmamaktadır: Bir geminin belirli bir suç dosyasında müsaderesine hükmedilmemiş veya geminin suçta kullanıldığı yeterli delille kanıtlanamamış olması, geminin kaçak söküm faaliyetine ve çevresel mevzuata aykırı biçimde işlem görmediği anlamına gelmemektedir. Ayrıca hakkında hukuki ve adli süreç bulunan bir geminin nasıl Sığacık’tan çıkarılarak Demircili Koyu’na getirildiği de hâlâ yeterince açıklığa kavuşmamıştır.
Bu bağlamda;
- Gökbey gemisi Sığacık Limanı’ndan hangi tarihte ve hangi hukuki veya idari işlem kapsamında çıkarılmıştır
- Geminin Sığacık’tan Demircili Koyu’na çekilmesi için hangi kurum veya mercilerden izin alınmıştır?
- Geminin hareket ettirilmesi sırasında hangi liman başkanlıkları, Sahil Güvenlik birimleri ve diğer kamu kurumları bilgilendirilmiştir?
- Gökbey gemisinin Demircili Koyu’na getirilmesinden önce geminin hukuki statüsü Bakanlığınız ve bağlı kuruluşlarınca biliniyor muydu?
- Hakkında adli süreç, el koyma veya yediemin muhafazası bulunan bir geminin yer değiştirmesi durumunda uygulanması gereken denetim ve izin mekanizmaları nelerdir? Gökbey bakımından bu mekanizmalar eksiksiz işletilmiş midir?
- Bakanlığınıza bağlı hangi birimler, Gökbey’in Demircili Koyu’na getirilmesi ve burada karaya yanaştırılmasından önce veya sonra denetim yapmıştır?
- Gemiye ilişkin kaçak sökümün yurttaşların ve çevre örgütlerinin uyarıları sonucunda ortaya çıkmış olması, Bakanlığınızın kıyı ve liman denetimlerinin yetersiz kaldığını göstermiyor mu?
- 6 Ocak 2026 tarihinde Çeşme Liman Başkanlığınca başlatılan idari işlemin kapsamı nedir? İşlem sonucunda hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
- 8 Ağustos 2026 tarihindeki yeniden kaçak söküm girişimi sırasında veya sonrasında Bakanlığınıza bağlı herhangi bir birimce işlem yapılmış mıdır? Yapılmışsa işlemin kapsamı nedir?
- Bir kez kaçak söküm yaptığı tespit edilmiş bir geminin yeniden sökülmeye çalışılmasını engellemek için Bakanlığınızca sürekli denetim veya fiziki gözetim tedbirleri alınmış mıdır?
- Gökbey gemisinin 5 Ağustos 2026 tarihinde sahibine iade edilmesinin ardından, geminin deniz güvenliği ve çevre mevzuatına uygun şekilde Demircili Koyu’ndan kaldırılması konusunda şirket sahibine veya temsilcilerine Bakanlığınızca herhangi bir yükümlülük ve süre bildirilmiş midir?
- Geminin hangi yöntemle, hangi deniz aracıyla ve nereye taşınacağı konusunda Bakanlığınızca hazırlanmış bir plan var mıdır?
- Gökbey’in kaldırılmasında Bakanlığınızın ve bağlı liman başkanlıklarının görev ve sorumlulukları nelerdir? Kaldırma işleminin gecikmesinin nedeni nedir?
- Gemi sökümüne ilişkin mevcut mevzuatın, doğal ve arkeolojik sit alanları gibi hassas bölgelerde gerçekleşen kaçak sökümleri önlemek bakımından yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Gökbey isimli geminin İzmir-Urla Demircili Koyu’ndaki kaçak söküm süreci, kolluk ve mülki idare bakımından da ciddi bir kamu denetimi sorunu ortaya çıkarmıştır.
Geminin izinsiz biçimde sökülmeye başlandığı, ancak olayın resmi makamların düzenli denetimiyle değil, yurttaşların ve çevre mücadelesinin ihbarları sonucunda görünür hale geldiği kamuoyuna yansımıştır. Kaçak sökümün resmi olarak tespit edilmesinin ardından idari para cezası uygulandığı ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiştir. Buna rağmen 8 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kaçak söküm girişiminde bulunulduğu belirtilmektedir.
Bu gelişmenin ardından Urla Belediyesinin, geminin bulunduğu alanda 24 saat zabıta nöbeti başlatmak zorunda kaldığı ifade edilmektedir. Bir geminin kaçak sökümünün engellenmesinin, belediye zabıtasının sürekli nöbet tutmasına bağlı hale gelmesi, merkezi idare ve kolluk birimlerinin sorumluluklarının gereği gibi yerine getirilip getirilmediği sorusunu doğurmaktadır.
Bu bağlamda;
- Gökbey gemisinin Demircili Koyu’na getirilmesinden bugüne kadar İzmir Valiliği, Urla Kaymakamlığı, jandarma, Sahil Güvenlik veya Bakanlığınıza bağlı diğer birimlerce kaç denetim gerçekleştirilmiştir?
- 6 Ocak 2026 tarihinden önce kaçak söküm faaliyetinden Bakanlığınıza bağlı herhangi bir birimin haberi olmuş mudur?
- Kaçak söküm faaliyeti başlamış olmasına rağmen olayın neden rutin kamu denetimiyle değil, yurttaşların ve çevre örgütlerinin ihbarları sonucunda ortaya çıktığına ilişkin Bakanlığınızca bir inceleme yapılmış mıdır?
- 8 Ağustos 2026 tarihindeki yeniden kaçak söküm girişimi hakkında kolluk birimleri hangi tarihte ve ne şekilde haberdar olmuştur? Olayla ilgili kaç kişi hakkında hangi işlemler yapılmıştır?
- Daha önce kaçak söküm nedeniyle idari işlem ve suç duyurusu yapılmış bir geminin yeniden sökülmeye çalışılması üzerine sorumlu kişi veya kişiler hakkında ayrıca bir adli soruşturma başlatılmış mıdır?
- Urla Belediyesi tarafından 24 saat zabıta nöbeti başlatılmasının nedeni nedir? Bakanlığınıza bağlı kolluk birimlerinin bu süreçte sürekli denetim veya koruma görevi üstlenmesi düşünülmüş müdür?
- Doğal ve arkeolojik açıdan hassas bir kıyı alanında bulunan ve kaçak söküm girişimlerine konu olan bir geminin korunması veya gözetimi yalnızca belediye zabıtasının sorumluluğuna bırakılabilir mi?
- İzmir Valiliği bünyesinde Gökbey gemisinin kaldırılması, çevresel güvenliğin sağlanması ve yeni kaçak söküm girişimlerinin önlenmesi amacıyla kurumlar arası bir koordinasyon mekanizması oluşturulmuş mudur?
- Gemi hakkında el koyma kararı uygulandığı dönemde geminin fiili güvenliğinden ve muhafazasından hangi kurum sorumluydu? Gemi el koyma kararına rağmen neden çevresel ve fiziksel olarak korumasız bir durumda kalmıştır?
- Gökbey’in geçmişteki hukuki süreçleri ve daha önceki kaçakçılık iddiaları dikkate alınarak, geminin Sığacık’tan Demircili Koyu’na taşınması sırasında herhangi bir güvenlik veya idari zafiyet tespit edilmiş midir?
- Bakanlığınızca Gökbey gemisi olayıyla ilgili olarak kamu görevlilerinin ihmal veya kusuruna yönelik idari soruşturma açılmış mıdır? Açılmamışsa bunun gerekçesi nedir?
- Benzer olayların yaşanmaması için kaçak gemi sökümü ve kıyı alanlarındaki tehlikeli faaliyetlere yönelik kolluk denetimlerinin güçlendirilmesi konusunda yeni bir uygulama başlatılması planlanmakta mıdır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLUtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu’nda bulunan Gökbey isimli geminin çevre ve insan sağlığı açısından yaratabileceği risklere ilişkin daha önce Bakanlığınıza yazılı soru önergesi verilmiştir. 04.02.2026 tarihli 7/39869 esas numaralı bu yazılı soru önergesi “İzmir’in Urla ilçesine bağlı Demirci Koyu’nda karaya oturan bir geminin çevreye ve insan sağlığına etkisine ilişkin” başlığıyla sunulmuş, TBMM kayıtlarına göre soru önergesi cevaplanmamış ve Gelen Kâğıtlarda cevaplanmadığı ilan edilmiştir.
Bu durum, insan sağlığı ve çevre açısından olası risk taşıyan bir olayda Sağlık Bakanlığının Meclisin denetim mekanizmasına yanıt vermemesi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Aradan geçen sürede Gökbey gemisinin izinsiz biçimde söküldüğü resmi makamlarca tespit edilmiş, geminin oksijen kaynaklarıyla kesildiği, kesilen parçaların kıyıya bırakıldığı belirlenmiştir. Daha sonra 8 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kaçak söküm girişiminde bulunulduğu kamuoyuna yansımıştır.
Gemi ve çevresinde asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, atık yağlar ve diğer tehlikeli maddelerin bulunup bulunmadığına; bu maddelerin denize, kıyı toprağına veya besin zincirine karışıp karışmadığına ilişkin kamuoyuna açık, güncel ve bağımsız bir halk sağlığı değerlendirmesinin bulunup bulunmadığı ise belirsizliğini korumaktadır.
Bu bağlamda;
- 04.02.2026 tarihinde tarafınıza sunulan 7/39869 esas numaralı yazılı soru önergesinin, yasal cevap süresi içinde cevaplandırılmamasının gerekçesi nedir?
- Söz konusu soru önergesinin TBMM kayıtlarında “cevaplanmadığı Gelen Kâğıtlarda ilan edildiği” dikkate alındığında, Bakanlığınız Meclis denetimine ilişkin bu soruya neden yanıt vermemiştir?
- Bakanlığınız, Gökbey gemisinin ve Demircili Koyu’nun insan sağlığı açısından oluşturabileceği risklere ilişkin bugüne kadar herhangi bir inceleme veya değerlendirme yapmış mıdır?
- Gemide veya çevresinde asbest, ağır metal, hidrokarbon, sintine suyu, atık yağ veya diğer toksik maddeler bakımından Sağlık Bakanlığınızca veya Bakanlığınıza bağlı kurumlarca ölçüm, analiz veya numune alma işlemi yapılmış mıdır?
- Yapılmışsa bu çalışmaların tarihleri, kapsamı, kullanılan yöntemler ve sonuçları nelerdir? Sonuçlar neden kamuoyuyla paylaşılmamıştır?
- Yapılmamışsa, insan sağlığı açısından olası risk taşıyan ve kaçak söküm faaliyeti resmi olarak tespit edilmiş bir gemi hakkında Bakanlığınız neden kapsamlı bir halk sağlığı değerlendirmesi gerçekleştirmemiştir?
- Gemi sökümü sırasında ortaya çıkabilecek asbest liflerinin, ağır metallerin ve diğer tehlikeli maddelerin bölge halkı, gemi çalışanları, kıyı kullanıcıları ve balıkçılar üzerindeki olası etkileri konusunda Bakanlığınızın bir risk değerlendirmesi var mıdır?
- Demircili Koyu’nda yaşayan veya bölgeyi kullanan yurttaşların sağlık açısından olası etkilenmelerini belirlemek amacıyla herhangi bir epidemiyolojik veya çevresel sağlık izleme programı başlatılmış mıdır?
- Deniz suyuna veya sedimentlere karışabilecek toksik maddelerin deniz canlıları ve besin zinciri yoluyla insan sağlığı üzerinde oluşturabileceği riskler konusunda hangi kurumlarla ortak çalışma yürütülmektedir?
- 8 Ağustos 2026 tarihindeki yeniden kaçak söküm girişiminin ardından Bakanlığınızca bölgede yeni bir sağlık ve çevresel risk incelemesi başlatılmış mıdır?
- Bakanlığınız, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ilgili üniversiteler ve bağımsız uzmanların katılımıyla Demircili Koyu’nda su, sediment, kıyı toprağı ve gerekiyorsa biyolojik örnekler üzerinde kapsamlı bir inceleme yapılmasını sağlayacak mıdır?
- Gökbey gemisinin kaldırılmasından önce ve kaldırılması sırasında çevre ve halk sağlığını korumak amacıyla Bakanlığınızın alınmasını önerdiği veya zorunlu gördüğü özel önlemler nelerdir?
- Bakanlığınız, Gökbey olayından kaynaklanabilecek sağlık risklerinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması için düzenli bir kamu bilgilendirme mekanizması oluşturacak mıdır?
- Çevresel tahribatın insan sağlığı üzerindeki ağır ve uzun süreli etkileri dikkate alındığında, doğaya yönelik geri dönülmez zararların daha güçlü yaptırımlarla önlenmesi ve ekokırım suçunun ceza hukuku içinde açık biçimde tanımlanması yönünde Bakanlığınızın bir görüşü veya yürüttüğü bir çalışma bulunmakta mıdır?
Bir yanıt bırakın