TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Türkiye’de son dönemde gerçekleştirilen polis operasyonlarının hemen ardından, operasyon sırasında kolluk tarafından çekilen ev baskını ve gözaltı görüntülerinin çeşitli medya kuruluşları ve sosyal medya hesaplarında yayımlandığı görülmektedir.
Bu süreçte çoğu zaman kişilerin konutlarının içi, özel eşyaları, aile yaşamına ilişkin unsurlar ve gözaltı anları görüntülenmekte, henüz haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kişiler kamuoyu önünde teşhir edilmekte, aşağılayıcı ve itibar zedeleyici bir sunumun konusu haline getirilmektedir.
Son olarak 1 Ekim 2026 tarihinde Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonda, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş ve 59 kişi gözaltına alınmıştır. Polis baskınları sırasında Emniyet personeli tarafından kayda alınan ve kamuya açık olmayan bazı görüntülerin operasyonun hemen ardından medya ve sosyal medya kanallarında dolaşıma sokulması, artık basın etiği sınırlarında değerlendirilemeyecek ağır bir kamu gücü ve hukuk sorunu yaratmaktadır.
Kolluk tarafından operasyon sırasında çekilen, kamuya açık olmayan ve kolluk sistemlerinde bulunan görüntüler kendiliğinden kamuoyuna ulaşmış olması mümkün değildir. Bu görüntülerin dışarı çıkmasını sağlayan bir erişim ve aktarım zinciri bulunduğu kesindir. Dolayısıyla yapılması gereken, “görüntüleri kim servis etti bilinmiyor” demek değil, görüntülere kimlerin eriştiğini, kimlerin görüntüleri kopyaladığını, indirdiğini veya dışarı aktardığını teknik olarak ortaya çıkarmaktır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134’üncü maddesi özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesini, 136’ncı maddesi kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesini veya yayılmasını, 137’nci maddesi ise bu suçların kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesini düzenlemektedir. Bu nedenle, kolluk tarafından görev amacıyla elde edilen görüntülerin görev amacı dışında medya kuruluşlarına veya üçüncü kişilere aktarılması iddiası, yalnızca kurum içi disiplin meselesi olarak görülemez.
Bu çerçevede;
- Operasyon sırasında Emniyet birimlerince çekilen görüntülerin dışarıya servis edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
- Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine yönelik 1 Ekim 2026 tarihli operasyon sırasında Emniyet personeli tarafından yapılan görüntü kaydı hangi cihaz, sistem veya dijital veri depolama alanlarında muhafaza edilmiştir?
- Bu görüntülere operasyonun gerçekleştirildiği andan itibaren erişim yetkisi bulunan Emniyet personelinin tamamı tespit edilmiş midir?
- Söz konusu görüntülere ilişkin erişim, görüntüleme, kopyalama, indirme, dışa aktarma ve paylaşma logları incelenmiş midir? İncelenmişse görüntülerin ilk kez hangi kullanıcı hesabı, cihaz veya sistem üzerinden dışarı aktarıldığı tespit edilmiş midir?
- Görüntülerin hangi Emniyet biriminden, hangi personel veya personeller aracılığıyla dışarı çıkarıldığı tespit edilmiş midir?
- Bu görüntülerin medya kuruluşlarına veya sosyal medya hesaplarına ulaştırılmasını sağlayan Emniyet personeli hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa hangi personel veya personeller hakkında soruşturma yürütülmektedir?
- Görüntülerin operasyon sonrasında hangi medya kuruluşlarına veya gazetecilere ulaştırıldığı tespit edilmiş midir?
- Kolluk tarafından çekilen görüntülerin, henüz soruşturma aşamasında bulunan kişilerin kamuoyu önünde suçlu veya aşağılayıcı biçimde gösterilmesinin aracı haline getirilmesi konusunda Bakanlığınızın herhangi bir tespit veya değerlendirmesi bulunmakta mıdır?
- Emniyet personelinin operasyon görüntülerini basın kuruluşlarına servis etmesini sağlayan herhangi bir yazılı veya sözlü emir, talimat, kurum içi uygulama veya yetkilendirme bulunmakta mıdır?
- Böyle bir yetki bulunmuyorsa, bu görüntüleri servis eden kamu görevlilerinin tespit edilerek haklarında gerekli adli ve idari işlemler neden yapılmamıştır?
- Bakanlığınız, Mersin operasyonunda olduğu gibi bundan sonra gerçekleşecek tüm operasyonlarda kamuya açık olmayan görüntülerin kimler tarafından dışarı aktarıldığının teknik olarak belirlenmesi ve sorumlular hakkında doğrudan adli işlem başlatılması için özel bir denetim mekanizması kuracak mıdır?
- Emniyet teşkilatı içerisinde görev sırasında elde edilen görüntüleri yetkisiz biçimde servis eden personelin tespit edilmesi konusunda Bakanlığınızın açık bir “sıfır tolerans” politikası var mıdır? Varsa bugüne kadar bu politika kapsamında kaç personel hakkında işlem yapılmıştır?
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Akın GÜRLEKtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen polis operasyonlarının hemen ardından, operasyon sırasında kolluk tarafından çekilen görüntülerin medya kuruluşları ve sosyal medya hesaplarında yayımlanması yaygınlaşmıştır. Özellikle kişilerin konutlarına yönelik aramalar sırasında çekilen görüntülerin, operasyonun hemen ardından kamuoyuna servis edilmesi, kişilerin özel yaşam alanlarının, ailelerinin, özel eşyalarının ve gözaltı anlarının teşhir edilmesine yol açmaktadır.
Son olarak 1 Ekim 2026 tarihinde Mersin Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir Belediyesi ve Mezitli Belediyesi’ne yönelik operasyonda Mersin İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş ve 59 kişi gözaltına alınmıştır. Operasyon sırasında kolluk tarafından kayda alınan bazı görüntülerin kısa süre içerisinde kamuoyuna ulaşması, görüntülerin Emniyet içerisindeki erişim ve aktarım zincirinden dışarı çıkarıldığına ilişkin ciddi bir soruşturma ihtiyacını doğurmaktadır.
Görüntülerin kaynağı, görüntülere erişen kamu görevlileri, görüntülerin hangi koşullarda kopyalandığı ve ilk kez kime aktarıldığı ortaya çıkarılmadan bu tür olayların sorumlularının belirlenmesi mümkün değildir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134’üncü maddesi özel hayatın gizliliğinin ihlalini ve özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı ifşasını; 136’ncı maddesi kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi veya yayılmasını; 137’nci maddesi ise kamu görevlisinin görevin verdiği yetkiyi kötüye kullanmasını düzenlemektedir. Bunun yanında soruşturma evresindeki işlemlerin gizliliği Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157’nci maddesinde düzenlenmiştir.
Dolayısıyla soruşturma kapsamında elde edilen görüntülerin görev amacı dışında dışarı aktarılması konusunda etkin bir adli soruşturma yürütülmesi hukuk devletinin gereğidir.
Bu çerçevede;
- Operasyon sırasında Emniyet birimlerince çekilen görüntülerin dışarıya servis edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
- Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine yönelik 1 Ekim 2026 tarihli operasyonun ardından kamuoyuna yansıyan kolluk görüntülerinin kaynağı konusunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış mıdır?
- Başlatılmışsa soruşturma kapsamında görüntüleri çeken ve görüntülere erişim yetkisi bulunan Emniyet personelinin tamamı tespit edilmiş midir?
- Görüntülerin kaydedildiği cihaz ve sistemlerin dijital erişim kayıtları incelenmiş midir?
- Görüntülere erişen personelin görüntüleri kopyalayıp kopyalamadığı, indirdiği veya başka bir cihaza aktarıp aktarmadığı araştırılmış mıdır?
- Görüntülerin ilk kez hangi kişi veya kullanıcı hesabı üzerinden Emniyet dışına çıkarıldığı tespit edilmiş midir?
- Görüntülerin Emniyet içerisinden servis edildiğinin belirlenmesi halinde, bu kişilerin kamu görevlisi olmalarından kaynaklanan yetki ve görev kolaylığından yararlanıp yararlanmadığı araştırılacak mıdır?
- Soruşturma kapsamında görüntüleri servis eden kamu görevlilerinin yanı sıra, bu aktarımın gerçekleştirilmesine yardım eden, kolaylaştıran veya görüntülerin yayılmasını sağlayan diğer kişiler yönünden iştirak hükümleri değerlendirilmekte midir?
- Soruşturma görüntülerinin kamuoyuna servis edilmesi nedeniyle özel hayatı veya kişisel verileri ihlal edilen kişilerin etkili bir şekilde korunmasını sağlayan mevcut hukuki mekanizmaları yeterli midir?
- Henüz haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan kişilerin ev baskını görüntülerinin servis edilerek kamuoyu önünde teşhir edilmesinin masumiyet karinesi bakımından doğurduğu sonuçlar konusunda Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
- Soruşturma görüntülerinin belirli siyasi veya toplumsal kesimlere yönelik operasyonların hemen ardından servis edilerek kişilerin kamuoyu önünde itibarsızlaştırılması iddiaları hakkında bugüne kadar kaç adli soruşturma yürütülmüştür?
- Bu tür görüntülerin kamu görevlileri tarafından servis edilmesi halinde, olayın yalnızca disiplin soruşturmasıyla sınırlı tutulmayarak ilgili ceza hükümleri yönünden soruşturulması konusunda Cumhuriyet başsavcılıklarına yönelik herhangi bir uygulama veya genelge bulunmakta mıdır?
- Adalet Bakanlığı olarak, kamu görevlilerinin görev sırasında elde ettikleri kişisel verileri ve özel hayat görüntülerini yetkisiz kişilere aktarmalarının cezasız bırakılmasının, benzer ihlallerin tekrarını teşvik edeceğini kabul ediyor musunuz?
- Mersin’deki olay başta olmak üzere, kolluk tarafından çekilen görüntülerin operasyonların hemen ardından kamuoyuna servis edilmesini sağlayan kişilerin kim olduğunun tespit edilmesi ve haklarında gerekli ceza soruşturmalarının yürütülmesi için Cumhuriyet başsavcılıklarına gerekli bildirim ve koordinasyon sağlanacak mıdır?
- Kolluk tarafından görev amacıyla elde edilen görüntülerin kamuoyu önünde kişileri teşhir etmek, küçük düşürmek veya itibarsızlaştırmak amacıyla kullanılması halinde, bu fiillerin hukuk devleti bakımından kabul edilemez olduğunu ve sorumluların kamu görevlisi olmaları nedeniyle herhangi bir ayrıcalıktan yararlanamayacağını açıkça ortaya koyacak mısınız?
Bir yanıt bırakın