UŞAK-EŞME’DEKİ KIŞLADAĞ ALTIN MADENİNDE İŞ KAZALARININ KAYIT ALTINA ALINMADIĞI YÖNÜNDEKİ HABERLERİ İKİ AYRI BAKANLIĞA SORDUK

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUMtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

TÜPRAG tarafından yapılan açıklamalarda, Kışladağ Altın Madeni’nin 2006 yılından bu yana Uşak Valiliği ve ilgili kurumların oluşturduğu komisyon tarafından düzenli olarak denetlendiği, ayrıca çeşitli bakanlıklar tarafından rutin ve habersiz denetimlerin gerçekleştirildiği ifade edilmektedir. Şirket tarafından yaklaşık 19 yıldır ayda en az iki kez su ve toprak izleme çalışmaları yürütüldüğü de kamuoyuna açıklanmaktadır.

Öte yandan TÜPRAG, 13 Mayıs 2003 tarihinde Katrancılar Köyü’nde gerçekleştirilen Halkın Katılımı Toplantısı’nda, maden faaliyetlerinin uygulanması ve denetlenmesinin halkın da yer aldığı bir komisyon aracılığıyla yürütüleceğini taahhüt etmiştir. Benzer şekilde, Kışladağ Altın Madeni’nin 2003 tarihli ÇED Raporu’nda çevresel izleme sonuçlarının düzenli olarak ilgili kurumlara sunulacağı ve bu raporların halkın ve projenin taraflarının incelemesine açık olacağı belirtilmiştir.

Ancak aradan geçen yıllar içerisinde bu taahhütlerin ne ölçüde yerine getirildiği tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Nitekim Uşak Valiliği gözetiminde oluşturulan İzleme ve Denetleme Komisyonu’na 2016 yılında dahil edilen Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği’nin 2025 yılında komisyon yapısından çıkarıldığı, böylece sivil toplumun denetim süreçlerinden dışlandığı yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır.

Diğer yandan, 10 Haziran 2026 tarihinde Kışladağ Altın Madeni’nde bir işçinin elektrik akımına kapılarak yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Olayın üzerinden geçen süreye rağmen kazanın nedenlerine, alınan önlemlere ve işçinin sağlık durumuna ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmamıştır. Söz konusu gelişmeler, çevresel izleme faaliyetlerinin şeffaflığı, denetim süreçlerinin bağımsızlığı ve kamuoyunun bilgiye erişim hakkı bakımından da önemli soru işaretleri yaratmaktadır.

Ayrıca Uşak Belediyesi tarafından 2021 yılında düzenlenen ve kamuoyuna kapalı gerçekleştirildiği belirtilen bir su çalıştayında, Uşak İl Sağlık Müdürlüğü temsilcileri tarafından toprak ve suda arsenik kirliliğine ilişkin verilerin paylaşıldığı, bazı ölçümlerde arsenik seviyelerinin normal değerlerin oldukça üzerinde olduğunun ifade edildiği yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Bu iddiaların ilgili kurumlar tarafından nasıl değerlendirildiği ve denetim süreçlerine nasıl yansıtıldığı da açıklığa kavuşturulması gereken bir husustur.

Bu kapsamda;

  1. Kışladağ Altın Madeni’nde 10 Haziran 2026 tarihinde meydana gelen iş kazası sonrasında Bakanlığınız veya bağlı kuruluşlarınız tarafından herhangi bir inceleme ya da denetim gerçekleştirilmiş midir?
  2. Kışladağ Altın Madeni’nin faaliyete geçtiği tarihten bugüne kadar Bakanlığınız tarafından kaç çevresel denetim gerçekleştirilmiştir?
  3. Söz konusu denetimlerde çevre mevzuatına aykırılık tespit edilmiş midir? Edilmişse bunlar nelerdir?
  4. Tespit edilen ihlaller nedeniyle işletmeye bugüne kadar hangi idari yaptırımlar uygulanmıştır?
  5. TÜPRAG tarafından kamuoyuna açıklanan düzenli su ve toprak izleme çalışmalarının sonuçları Bakanlığınıza sunulmakta mıdır?
  6. Kışladağ Altın Madeni için hazırlanan çevresel izleme raporları hangi kurumlar tarafından değerlendirilmektedir?
  7. 2003 tarihli ÇED Raporu’nda halkın ve projenin taraflarının incelemesine açık olacağı belirtilen izleme raporları bugün hangi platformlarda yayımlanmaktadır?
  8. Faaliyetin başladığı tarihten bugüne kadar hazırlanan tüm çevresel izleme raporları kamuoyunun erişimine açılmış mıdır?
  9. Açılmış ise vatandaşlar bu raporlara hangi yöntemlerle ulaşabilmektedir?
  10. Açılmamış ise ÇED sürecinde verilen bu taahhüdün yerine getirilmemesinin gerekçesi nedir?
  11. Uşak Valiliği bünyesinde oluşturulan İzleme ve Denetleme Komisyonu’nun görev, yetki ve çalışma usulleri nelerdir?
  12. Komisyon üyeleri hangi kriterlere göre belirlenmektedir?
  13. Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği’nin komisyon yapısından çıkarılmasının gerekçesi nedir?
  14. Komisyon bünyesinde halen hangi kamu kurumları, meslek kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri yer almaktadır?
  15. Komisyon tarafından bugüne kadar hazırlanan raporlar kamuoyu ile paylaşılmış mıdır?
  16. Paylaşılmış ise bu raporlara nereden erişilebilmektedir?
  17. Paylaşılmamış ise bunun gerekçesi nedir?
  18. Uşak Belediyesi tarafından 2021 yılında düzenlenen su çalıştayında dile getirildiği belirtilen arsenik kirliliği iddiaları Bakanlığınız tarafından incelenmiş midir?
  19. İncelenmiş ise hangi sonuçlara ulaşılmıştır?
  20. Kışladağ Altın Madeni çevresinde yürütülen su, toprak ve yeraltı suyu analizlerinde bugüne kadar arsenik, ağır metal veya diğer kirleticilere ilişkin sınır değer aşımı tespit edilmiş midir?
  21. Tespit edilmiş ise hangi bölgelerde, hangi tarihlerde ve hangi düzeylerde sınır değer aşımı meydana gelmiştir?
  22. Kışladağ Altın Madeni’nin çevresel etkilerine ilişkin olarak son on yıl içerisinde Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı kaçtır ve bu başvurular sonucunda hangi işlemler yapılmıştır?
  23. Bakanlığınız, Kışladağ Altın Madeni’nde çevresel izleme ve denetim süreçlerine yerel halkın, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlamak amacıyla herhangi bir çalışma yürütmekte midir?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHANtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

  İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Uşak’ın Eşme ilçesinde faaliyet gösteren Kışladağ Altın Madeni ile ilgili kamuoyuna yansıyan bilgiler, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ile iş kazalarının kayıt altına alınmasına ilişkin çeşitli çelişki ve soru işaretleri barındırmaktadır.

Basına ve kamuoyuna yansıyan iddialara göre, maden işletmesinde çalışan bir işçi 2014 yılında kostik madde sıçraması sonucu ciddi bir göz yaralanması yaşamış, ancak olayın iş kazası olarak kayıt altına alınmaması için çeşitli girişimlerde bulunulduğu ileri sürülmüştür. İddialara göre işçinin hastane raporu alması engellenmeye çalışılmış, iş kazası kaydı oluşturulmaması amacıyla sağlık raporlarında değişiklik yapılmış ve işçi tedavi sürecinde dahi çalışmaya devam etmek zorunda bırakılmıştır. Ayrıca iş kazalarının kayıt altına alınmasının çalışanların prim ve ikramiye sistemini etkilemesi nedeniyle işveren ve çalışanlar üzerinde kazaların bildirilmemesine yönelik bir baskı mekanizması oluştuğu ileri sürülmektedir.

Söz konusu iddialar iş kazalarının sistematik biçimde gizlenmesine yönelik bir uygulamanın varlığına işaret etmektedir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve yürürlükteki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca işverenlerin iş kazalarını derhal kayıt altına alma ve ilgili kurumlara bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Öte yandan aynı işletme ile ilgili çevresel izleme ve denetim süreçlerinde de çeşitli tartışmalar yaşandığı görülmektedir. Kışladağ İzleme ve Denetleme Komisyonu’nda yer alan bazı sivil toplum temsilcilerinin komisyon çalışmalarından dışlandığı, bağımsız denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı ve çevresel etkilerin yeterince şeffaf biçimde izlenemediği yönünde iddialar kamuoyuna yansımıştır.

Maden sektöründe işçi sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan ihlallerin, çevresel etkilerle birlikte değerlendirilmesi ve kamu denetiminin etkinliğinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.

Bu çerçevede;

  1. Kışladağ Altın Madeni’nde 2010 yılından bugüne kadar meydana gelen iş kazası sayısı kaçtır? Bu kazalarda kaç işçi yaralanmış, kaç işçi sürekli iş göremez hale gelmiş, kaç işçi yaşamını yitirmiştir?
  2. Aynı dönemde işletme tarafından SGK’ye bildirilen iş kazası sayısı kaçtır?
  3. İşletmede meydana gelen iş kazaları ile SGK kayıtlarında yer alan iş kazası verileri arasında herhangi bir uyumsuzluk tespit edilmiş midir?
  4. Bakanlığınıza bağlı iş müfettişlerince Kışladağ Altın Madeni’nde son on yıl içerisinde kaç denetim gerçekleştirilmiştir?
  5. Bu denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık tespit edilmiş midir? Edilmişse bunlar nelerdir?
  6. Tespit edilen aykırılıklar nedeniyle işletmeye uygulanan idari yaptırımlar nelerdir?
  7. İş kazalarının kayıt altına alınmaması veya eksik bildirilmesine ilişkin Bakanlığınıza ulaşmış herhangi bir şikâyet veya ihbar bulunmakta mıdır?
  8. İş kazası yaşanması durumunda çalışanların prim, performans ödemesi veya ikramiyelerinin azaltılması ya da kaldırılması yönünde işletme bünyesinde herhangi bir uygulama tespit edilmiş midir?
  9. İş kazalarının bildirilmesini caydırıcı nitelik taşıyan prim ve ödül sistemlerine ilişkin Bakanlığınız tarafından yürütülen bir inceleme bulunmakta mıdır?
  10. Kışladağ Altın Madeni’nde çalışan işçilere verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin zamanında ve mevzuata uygun şekilde verilip verilmediği denetlenmiş midir?
  11. Eğitim kayıtlarının sonradan düzenlendiği veya geriye dönük tarih atıldığı yönünde Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir şikâyet bulunmakta mıdır?
  12. İşletmede çalışan işçilerin meslek hastalıklarına ilişkin veriler nelerdir? Son on yılda işletmede çalışan kaç işçiye meslek hastalığı tanısı konulmuştur?
  13. Maden işletmesinde kullanılan siyanür, kostik ve diğer tehlikeli kimyasallara maruz kalınmasından kaynaklanan sağlık sorunlarına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmış mıdır?
  14. Kışladağ Altın Madeni’nde çalışan işçilerin işe giriş ve işten ayrılış sağlık raporları arasında karşılaştırmalı bir inceleme yapılmış mıdır?
  15. Son on yılda işten ayrılan çalışanların sağlık durumlarında çalışma koşullarına bağlı olabilecek bozulmalar tespit edilmiş midir?
  16. İşletmede çalışanların sağlık taramalarının bağımsız sağlık kuruluşları tarafından yapılması yönünde herhangi bir uygulama bulunmakta mıdır?
  17. Kışladağ Altın Madeni’nde faaliyet gösteren işveren hakkında iş kazalarının gizlenmesi, eksik bildirilmesi veya kayıt dışı bırakılmasına ilişkin açılmış idari ya da adli soruşturmalar bulunmakta mıdır?
  18. Bakanlığınız, maden sektöründe iş kazalarının eksik bildirilmesi veya gizlenmesi riskine karşı özel bir denetim programı yürütmekte midir?
  19. Türkiye genelindeki altın madenlerinde son on yılda meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı ve iş cinayeti verileri nelerdir?
  20. Altın madenciliği sektöründe çalışan işçilerin sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar nelerdir?
  21. Kışladağ Altın Madeni özelinde işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarının bağımsız uzmanlar tarafından yeniden incelenmesi planlanmakta mıdır?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*