MUĞLA-MENTEŞE’DEKİ ÇİMENTO FABRİKASININ ÇED SÜRECİNE HAZIRLANAN BİLİRKİŞİ RAPORLARINDAKİ SKANDAL İDDİALARINI ÜÇ AYRI BAKANLIĞA SORDUK

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUMtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Muğla’nın Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi ile Yatağan ilçesi Deştin Mahallesi sınırındaki Tekağaç mevkiinde yapılmak istenen Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları projesi uzun süredir devam eden hukuki ve toplumsal bir uyuşmazlığın konusudur.

Projeye ilişkin önceki ÇED olumlu kararları yargı tarafından iptal edilmiş; özellikle 2023 yılında mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyeti, projenin çevresel etkileri bakımından farklı uzmanlık alanlarında ciddi eksiklikler bulunduğunu tespit etmiştir. Danıştay’ın 11 Ocak 2024 tarihli kararıyla da ÇED olumlu kararının iptali kesinleşmiştir. Buna rağmen süreç 2009/7 sayılı Genelge kapsamında “eksikliklerin giderilmesi” yöntemiyle sürdürülmüş ve Bakanlığınız tarafından 3 Temmuz 2025 tarihinde yeniden ÇED Olumlu kararı verilmiştir.

Bu kararın iptali istemiyle açılan dava kapsamında 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen keşfin ardından dokuz kişilik bilirkişi heyeti tarafından 6 Temmuz 2026 tarihinde 87 sayfalık bir rapor hazırlanmıştır.

Söz konusu raporun en dikkat çekici yönlerinden biri, heyetin sekiz uzmanlık alanının tamamında projeyi “uygun ve olumlu” değerlendirmesidir. Ancak kamuoyuna yansıyan ve UYAP üzerinden temin edilen üç ayrı rapor nüshasına ilişkin dijital meta veri incelemelerinde, raporu hazırlayan dokuz bilirkişi arasında yer almayan Dr. Mehmet Remzi Seyfioğlu’nun adının raporun “yazar” bölümünde bulunduğu belirtilmektedir.

Daha da önemlisi, söz konusu kişinin dava konusu ÇED raporunun EK-13 bölümünü hazırlayan kişi olduğu ve Bakanlığınızın mahkemeye sunduğu savunmada da teknik değerlendirmelerine dayandığı belirtilmektedir.

Böylece kamuoyunun cevap beklediği temel soru, yalnızca bilirkişi raporunun bilimsel olarak doğru olup olmadığı değil; mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun dijital künyesinde, dava konusu ÇED’in teknik eklerinden birini hazırlayan ve Bakanlığın savunmasında görüşlerine dayandığı kişinin adının neden bulunduğudur.

Bu çerçevede;

  1. 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunun UYAP üzerinden edinilen nüshalarının dijital meta verilerinde “Remzi Seyfioğlu” adının “yazar” olarak bulunduğu yönündeki iddialardan Bakanlığınız haberdar mıdır?
  2. Bakanlığınızın mahkemeye sunduğu savunmada teknik değerlendirmelerine başvurulan Dr. Mehmet Remzi Seyfioğlu’nun, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunun herhangi bir aşamasında bilgi, belge, teknik görüş, veri, hesaplama, rapor veya başka bir katkı sunup sunmadığı araştırılmış mıdır?
  3. Seyfioğlu’nun söz konusu bilirkişi raporunun hazırlanmasında hiçbir rolünün bulunmadığı Bakanlığınızca doğrulanmış mıdır? Böyle bir doğrulama yapılmışsa hangi bilgi ve belgeler esas alınmıştır?
  4. Bakanlığınız, bilirkişi raporunun dijital dosya özelliklerinde Seyfioğlu’nun adının neden bulunduğunun teknik olarak araştırılması için herhangi bir inceleme başlatmış mıdır?
  5. 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporu ile Seyfioğlu tarafından hazırlanan ÇED EK-13 arasında metin, tablo, teknik veri, hesaplama, değerlendirme, ifade veya başka herhangi bir içerik bakımından benzerlik bulunup bulunmadığı Bakanlığınızca karşılaştırılmış mıdır?
  6. Bakanlığınızın mahkemeye sunduğu savunmanın hangi bölümlerinde Seyfioğlu’nun hazırladığı teknik değerlendirmelere dayanılmıştır? Bu bölümler ile 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunun ilgili bölümleri karşılaştırılmış mıdır?
  7. 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunun sekiz uzmanlık alanının tamamında projeyi olumlu bulması ile 2023 yılında mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetinin aynı proje bakımından sekiz uzmanlık alanında ciddi eksiklikler tespit etmesi arasındaki farklılık Bakanlığınız tarafından karşılaştırmalı olarak incelenmiş midir?
  8. 2023 yılında yargı makamlarınca yetersiz bulunan hangi teknik değerlendirmelerin 2025 tarihli ÇED sürecinde değiştirildiği, hangi yeni bilimsel verilerin eklendiği ve bu değişikliklerin 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunda nasıl değerlendirildiği Bakanlığınızca ortaya konulmuş mudur?
  9. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bilirkişi raporunda tesisin filtre sistemlerine ilişkin kullanılan bazı sayıların ÇED dosyasındaki verilerle uyuşmadığı ileri sürülmektedir. Bu iddia Bakanlığınızca incelenmiş midir? Doğruysa söz konusu farklılığın nedeni nedir?
  10. Bakanlığınız, bilirkişi raporunun bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ortaya çıkan bu iddiaların açıklığa kavuşturulması için Adalet Bakanlığı, Bilirkişilik Daire Başkanlığı veya ilgili adli merciler nezdinde herhangi bir girişimde bulunmuş mudur?
  11. Bakanlığınız, bilirkişi raporunun hazırlanmasında mahkeme heyeti dışında herhangi bir kişinin katkısının bulunup bulunmadığının kesin olarak ortaya çıkarılması amacıyla adli bilişim incelemesi yapılmasını talep edecek midir?
  12. Bakanlığınız, kamuoyunda oluşan bu ciddi kuşkular giderilmeden Bayır-Deştin projesi kapsamında herhangi bir yeni idari işlem veya izin tesis edilmemesini sağlayacak mıdır?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Akın GÜRLEKtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Muğla Bayır-Deştin Entegre Çimento Fabrikası projesine ilişkin ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan dava kapsamında 17 Haziran 2026 tarihinde keşif yapılmış ve dokuz kişilik bilirkişi heyeti tarafından 6 Temmuz 2026 tarihinde 87 sayfalık rapor hazırlanmıştır. Söz konusu raporda projenin sekiz uzmanlık alanının tamamında uygun ve olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ancak raporun UYAP üzerinden edinilen üç ayrı nüshasına ilişkin kamuoyuna yansıyan dijital meta veri incelemelerinde, bilirkişi heyetinde bulunmayan Dr. Mehmet Remzi Seyfioğlu’nun adının “yazar” olarak yer aldığı ileri sürülmektedir. Seyfioğlu’nun aynı zamanda dava konusu ÇED raporunun EK-13’ünü hazırlayan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının mahkemeye sunduğu savunmada teknik değerlendirmelerine dayanılan kişi olduğu belirtilmektedir.

Bu iddia, bilirkişi raporunun bilimsel içeriğinden bağımsız olarak, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin raporunun hazırlanma sürecine üçüncü bir kişinin dahil olup olmadığı ve bilirkişilik sisteminin bağımsızlığı açısından ciddi biçimde açıklığa kavuşturulması gereken bir durum ortaya çıkarmaktadır.

Öte yandan Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu bilirkişi raporuna itiraz ettiği ve 13 Ağustos 2026 tarihinde rapor hakkında suç duyurusunda bulunduğu kamuoyuna yansımıştır.

Bu çerçevede;

  1. 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunun dijital meta verilerinde bilirkişi heyetinde yer almayan Dr. Mehmet Remzi Seyfioğlu’nun adının “yazar” olarak bulunduğu yönündeki iddia Bakanlığınız tarafından incelenmiş midir?
  2. Aynı kişinin dava konusu ÇED raporunun EK-13’ünü hazırlayan kişi olması ile bilirkişi raporunun dijital künyesinde adının bulunması arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığı araştırılmış mıdır?
  3. Bir bilirkişi raporunun hazırlanmasında heyet dışında başka bir kişinin bilgisayarında veya kullanıcı hesabında oluşturulması, düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kaydedilmesi halinde Bilirkişilik Kanunu bakımından nasıl bir değerlendirme yapılmaktadır?
  4. Bilirkişi raporlarının hangi bilgisayarda, hangi kullanıcı hesabıyla ve hangi tarihlerde hazırlandığını gösteren dijital kayıtların mahkeme tarafından incelenmesini sağlayan bir mekanizma mevcut mudur? Mevcutsa Muğla Bayır-Deştin dosyasındaki rapor bakımından bu mekanizma işletilmiş midir?
  5. Bilirkişi raporunun dijital meta verilerindeki bu iddia ile ilgili olarak Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından resen inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa, kamuoyuna yansıyan bu bilgiler doğrultusunda inceleme başlatılması düşünülmekte midir?
  6. Bayır-Deştin dosyasındaki bilirkişi raporunun hazırlanma sürecinin bağımsız ve tarafsız biçimde yürütüldüğünün kamuoyuna ve yargı makamlarına açıklıkla ortaya konulabilmesi için Bakanlığınız hangi denetim mekanizmalarını işletmektedir?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN

İzmir Milletvekili

Muğla Bayır-Deştin Entegre Çimento Fabrikası projesi kapsamında çevresindeki zeytinliklerin niteliği ve projenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun bakımından taşıdığı riskler uzun süredir yargılamalara konu olmaktadır.

2023 yılında mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetinin, fabrika sahasına yaklaşık 90 metre mesafeden başlayan zeytinliklere dikkat çektiği ve üç kilometrelik alan içerisinde zeytinliklerin bulunduğu yönünde tespitler yaptığı kamuoyuna yansıyan mahkeme belgelerinde yer almaktadır. Buna karşın 6 Temmuz 2026 tarihli yeni bilirkişi raporunda projenin zeytinlikler bakımından uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu iki bilirkişi değerlendirmesi arasındaki farklılık, özellikle ÇED dosyasında bazı zeytinliklerin “bakımsız”, “kurumaya yüz tutmuş” ve “iktisadi bütünlükten uzak” olarak nitelendirildiği; buna karşılık yeni bilirkişi raporunda bazı alanların verimli zeytin bahçeleri olarak değerlendirildiği yönündeki bilgiler nedeniyle ayrıca önem taşımaktadır.

Bu çerçevede;

  1. Tarım ve Orman Bakanlığının resmi kayıtlarına göre Bayır-Deştin proje alanının üç kilometrelik çevresinde kaç hektar zeytinlik bulunmaktadır? Bu alanlarda kayıtlı zeytin ağacı sayısı kaçtır?
  2. Bakanlığınızın kayıtlarında zeytinlik olarak bulunan alanların ÇED dosyasında “bakımsız”, “kurumaya yüz tutmuş” veya “iktisadi bütünlükten uzak” şeklinde nitelendirilmesi konusunda Bakanlığınızın resmi bir tespiti veya görüşü bulunmakta mıdır?
  3. Bakanlığınız söz konusu nitelendirmelerin bilimsel ve teknik açıdan doğru olup olmadığını incelemiş midir?
  4. 2023 tarihli bilirkişi raporunda fabrika sahasına yaklaşık 90 metre mesafede zeytinlik bulunduğuna ilişkin tespit Bakanlığınızın resmi kayıtlarıyla uyumlu mudur?
  5. 2026 tarihli bilirkişi raporundaki zeytinlik değerlendirmeleri ile Bakanlığınızın resmi kayıtları arasında farklılık bulunmakta mıdır?
  6. 3573 sayılı Kanun bakımından zeytinliklerin korunmasına ilişkin değerlendirme yapılırken bir alanın “bakımsız” veya “iktisadi bütünlükten uzak” olduğunun ileri sürülmesi, söz konusu alanın kanun kapsamındaki zeytinlik niteliğini ortadan kaldırmakta mıdır?
  7. Çimento fabrikasının yaratacağı toz ve emisyonların çevredeki zeytinlikler üzerindeki etkisi konusunda Bakanlığınız tarafından bağımsız bir teknik değerlendirme yapılmış mıdır?
  8. 6 Temmuz 2026 tarihli bilirkişi raporunda zeytinlikler bakımından ulaşılan sonuç Bakanlığınızın resmi görüşüyle uyumlu mudur?
  9. Bakanlığınız, 2023 ve 2026 tarihli bilirkişi raporları arasındaki zeytinlik değerlendirmesi farklılığının bilimsel nedenlerini ortaya koyacak bağımsız bir inceleme yapılmasını talep edecek midir?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*